21 Temmuz 2008 Pazartesi

Arı Fotoğrafı


Dün günlerden pazardı.Balkonda oturmuş dinleniyorken, üzerimizde dolaşan arı ( biz sarıca arı ) diyoruz , nasıl olduysa masanın üzerine düştü. Belki biz çarptık belki de kendisi . Sonrasında , arı masanın örtüsünü ısırıp etrafında dönmeye başladı. Bir taraftan da masa örtüsünü sokmaya çalışıyor ve kanatları hareketsiz ha bire dönüyordu.
Fotoğraf makinesi’ni elime alıp çekmeye başladım , hayretler içinde izliyorum. Çocuklar korkuyor tabi bu durumda. Sonra bir çubuk yardımıyla kaldırıp tekrar fotoğrafını çekip bıraktım. Kendi kendine sanki egzersiz yapıyor ve kendini tedavi ediyordu. Sonra yürümeye başladı sağa – sola uçup gitti.

Bana da bu fotoğraflar kaldı

19 Temmuz 2008 Cumartesi

Dondurma sevmeyen var mı?

Karbonhidrat, protein, kalsiyum, fosfor, demir, çinko, magnezyum, sodyum, potasyum, A, B ,C, D ve E vitaminleri yönünden zengin içeriği nedeniyle, dondurma aynı miktar süte göre daha yüksek oranda enerji, mineral ve vitamin kaynağıdır. Bu nedenle dondurma, özellikle çocuklar için yazın tüketimi artan çok değerli bir besindir. Genellikle çocuklar yaz aylarında daha az süt tükettikleri için kalsiyum ihtiyaçlarını karşılamak daha zordur. En iyi kalsiyum kaynağı olarak bilinen süt, yoğurt, peynir gibi besinlerin yanı sıra sütten hazırlanmış olan dondurmayı tüketmek çocukların kalsiyum ihtiyacına da katkı sağlar.

Sağlık problemi olmayan her çocuk dondurma yiyebilir. Ancak bir yaşına kadar bütün besinlerle yeni tanışan, alerji riski yüksek olan çocuklara dondurma vermek doğru değildir. İnek sütü ve yumurta alerjisi olan veya diyabetik çocuklara dondurma yedirilmemelidir. Bir yaşından büyük çocuklarda ise aşırıya kaçmadan dondurma tüketimi yararlıdır.

Dondurmanın yemekten sonra verilmesi hem iştah kapanmasını önler, hem de midede soğuk yiyeceğin oluşturabileceği rahatsızlıkların ortaya çıkışına engel olur. Dondurma her mevsim tüketilebilecek sağlıklı bir tatlı olarak da kabul edilebilir.

Dondurmayı tüketirken dikkat edilmesi gereken en önemli nokta, dondurmanın sağlık ve hijyen kurallarına uygun hazırlanmış olmasıdır. Özellikle dondurmanın yapıldığı sütün pastörize olması ve hazırlanırken mikroorganizmalarla bulaşmasının önlenmesi gereklidir. Süt mikroorganizmaların üremesi için çok iyi bir ortamdır. Bu nedenle çok kolay bozulur ve sağlığa zararlı bir duruma gelir. Üretim esnasında gıda maddeleri tüzüğüne uygun olan katkı ve renk vericilerin kullanılması, uygun paketleme ve etiketlemenin yapılmış olması, üretim sonrası dağıtımının soğuk zincire uygun yapılması çok önemlidir.

Açıkta satılan dondurmalar da yenilebilir, ancak güvenilir yerlerden alınmalıdır. Dondurmanın içinde buz kristallerinin olması kurallara uygun üretilmediğinin göstergesidir. Buz kristalleri boğazı çizerek tahrişe ve enfeksiyonlara sebep olabilir. Ambalajlı ürünlerde sık satış yapılan yerleri tercih etmek, ambalajın ve şeklin bozulmamış olmasına dikkat etmek ve son kullanma tarihlerine göz atmak hem kendi sağlığınız hem de çocuğumuzun sağlığı için gereklidir.

Son söz olarak her mevsim alınabilecek çok değerli bir besin ve enerji deposu olan dondurmanın aşırılığa kaçmadan, acele etmeden yavaş yavaş ve arkasından mutlaka su içilerek tüketilmesinin faydalı olacağı düşüncesindeyim.
(15 Temmuz 2007)
ailevekadin.com dan alınmıştır.

15 Temmuz 2008 Salı

Sivrisinekler icin cozum

Sivrisineklerden kurtulmak
Sivrisinekler, hastalık ( sarı humma – sıtma ) ve ısırdıktan sonra kaşıntılı rahatsızlığı veren zararlı hayvanlardır. 1 saatte 1 mile yakın mesafe kat edebilirler.Bir defada 200-300 arası yumurta yumurtlayabilirler.Küçük durgun su birikintileri ,bataklık ve çamurlu ortamlar çoğalmaları için yeterlidir.Eğer gerekli önlemi almaz iseniz 3,5 hafta gibi bir zaman içerisinde daha çok çoğalarak , onlardan daha çok nefret etmenizi sağlayacaklardır. Sivrisineklerin olmadığı bir hayat istiyorsanız, bir dizi önlemler almalısınız.Yada onların varlığından şikayet etmemelisiniz.

- Sivrisinekten kurtulmak için Önce onları nasıl kontrol edebileceğimize bakalım.-

- Eviniz bahçeli ise genişi bir balkonunuz varsa, çevrenizde size gerekli olmayan durgun su birikintilerinden kurtulun.Eskimiş oto lastikleri ,kovalar,boş duran saksıların içindeki sular olabilir.
- Bu su birikintilerinin olmaması sivrisinek lavraları’nın sizin bahçenizde olmaması anlamına gelir.

- Çöplerinizi kapalı olsun ve mümkün olduğunca biriktirmeyin.Çöp kokuları sivrisinekler için davetiyedir.


- Pencere ve kapılarınıza sinek ve sivrisineklerin gelmesini önleyecek dayanıklı tüller kullanın.

- Bebeğiniz ve çocuklarınızın yattığı yerlere, hatta kendi yatağınızda bile cibindirik kullanın. Çocuklarınıza daha n fazla zarar verebilir.

- Bahçenizde havuz ve akvaryum varsa mutlaka haftada bir temizleyin. Büyük bir havuza sahipseniz yeterli miktarda klorlandığından emin olun. İmkanınız varsa Havuz ve akvaryumunuza balık ve diğer su canlılarına zarar vermeyen ve larvaların ölmesini sağlayan “larvicide” ( larvalar için tablet ) koyun.

- Bahçe ve balkonunuzda sodyum lambaları kullanın. Sivrisineklerin daha az gelmesine ve elektrik tasarrufu yapmanızı sağlar.

Bu yazdıklarımız sivrisinekler için elbette çözüm değil. Ama bu önlemleri almamak kesinlikle onların çoğalmalarına ve size vereceği zararın devamı demektir.

Şimdi sivrisineklerden kimyasal ilaç kullanmadan, nasıl kurtulacağımıza bakalım.

- Listerine , sivrisineklerden kurtulmanın yollarından birtanesidir. Antibakteriyel özelliği olan listerin’in ağız ve diş sağlığı için kullanıldığını biliriz. Oysa sivrisineklerin düşmanıdır. Sprey olarak kullandığınızda sivrisinekler yaklaşmaz.Doğal ve yan etkisi yoktur.Diğer bazı haşere’leri de sizden uzak tutar.
- Kedinanesi yağı yada nane yağı, Çay ağacı yağı, okaliptus ve su karışımı ile hazırlayacağınız silüsyonları sürmek, sivrisineklerin ısırmaması için sürdüğünüz “deet” tarzı sivrisinek kovucudan daha etkili ve zararsızdır. Ayrıca 10 kat daha etkilidir. Kedinanesi yağı yada Kedinanesi içeren kremleri sivrisineklere çözüm olarak kullanabilirsiniz.
-Citronella mumu, Evinizde balkonunuzda sivrisinekleri kovmak için Citronella mumu veya Citronella mumu içeren kandil kullandığınızda. Bulunduğunuz ortama sivrisinekler gelmeyeceklerdir. Ayrıca Citronella yağı ve bilekliğide kullanabilirsiniz.
- Vaniya, Saf vanilya parçasını yatarken nabız noktalarına sürmeniz , size sivrisinek’lerden uzak ve rahat bir uyku sağlar.
- Bahçe yada Balkonunuzda Sarımsak , biberiye ,kadife çiçekleri ekerseniz kokusundan rahatsız olurlar , onlar için doğal bir engeldir.
- Yine Açık havada mangal yaparken sizrisinek sizleri rahatsız ediyorsa, yanan mangala adaçayı ve biberiye atarak onları uzaklaştırabilirsiniz.

Sivrisineklerden kurtulmak için bir sülüsyon hazırlayalım
- 2 Bardak Su
- 4 Damla Lavanta Yağı
- Bulabilrseniz birkaç damla hint Limonu
- Nane yağı ( Bulazsanız Taze nane )
- Bir miktar Biberiye
- Bir miktar Adaçayı

Hepsini sprey bir şişede Güzelce karıştırıp bekletin. Alın size doğal haşere kovucu. Bu hazırladığınız karışımı Vücudunuza sürebilirsiniz. Sinek, sivrisinek, Yakarca, Bit, pire, Yaprak bitleri, Uçan karınca, Kırkayak, arı gibi haşereleri kovalamak,kurtulmak için kullanabilirsiniz.

Sivrisineklerden bahsetmişken , yakarcalar'ı ( Tatarcık -yakarcık ) unutmadık. Aslında sivrisineklerden daha tehlikeliler. Çünkü onlar daha fazla hastalık yayabiliyorlar , sessiz olmalarıda cabası. Yakarcalardan kurtulmak için doğal çözüm , şimdilik sivrisinekler için kullandığımız yöntemleri kullanmak.

Hayvanlara eziyet vermek

Sual: Eti yenen ve yenmeyen vahşi hayvanları herhangi bir maksatla öldürmek günah mıdır? Mesela sansarı postu için, ceylanı eti için avlamak caiz midir?
CEVAP
Hiçbir hayvana eziyet, işkence etmek, suda boğarak veya ateşte yakarak öldürmek caiz değildir. Hayvana işkence etmek, gayrimüslim vatandaşa işkence etmekten daha büyük günahtır. Gayrimüslim vatandaşa eziyet etmek de Müslümana eziyet etmekten daha büyük günahtır. (Dürr-ül muhtar)
Maksatsız olarak bir hayvanı öldürmek caiz değildir. Ahirette (Onu niçin öldürdün?) diye sorguya çekilecektir. Hayvanları birbiriyle dövüştürmek de caiz değildir. Hayvanların hakkına riayet etmeli, onlara acımalıdır. Hadis-i şerifte, (Merhamet et ki, merhamet olunasın!) buyuruldu. (Şir’a)
Zararlı hayvanları öldürmek caiz olduğu gibi, sansar, porsuk gibi hayvanları derisi ve kürkü için, geyik, ceylan gibi hayvanları eti için öldürmek de caizdir. Domuz hariç, eti yenmeyen çeşitli hayvanları para karşılığı gayrimüslimlere ihraç etmek de caizdir. (Şerh-i Nikaye)
Zararsız hayvanları öldürmek caiz değildir. Zararlıları da eziyetsiz öldürmek caizdir. (Berika)
Sual: Hayvanlara her türlü eziyet etmek haram olduğuna göre, kısırlaştırmak haram değil midir?

CEVAP
Lüzumsuz olarak hayvanı kısırlaştırmak, hayvana eziyet olacağı için haramdır. Fakat bir menfaat için caizdir, günah olmaz. (Hindiyye)
Kısırlaştırılan öküzler, iş yapmada daha verimli olur. Kısırlaştırılan koçlar, daha yağlı ve etleri de daha lezzetli olur. Peygamber efendimiz, kısırlaştırılmış bir koç kurban etmiştir. (B. Arifin)
Sual:
Hayvanlara da acımak gerekmez mi?
CEVAP
Hayvanlara da acımak ve iyilik etmek gerekir. Peygamber efendimiz, (Merhametli olmadan imanlı olamazsınız) buyurunca, oradakiler, (Ya Resulallah, hepimiz merhametliyiz) dediklerinde, (Yalnız insanlara değil, bütün mahlûkata merhametli olmak gerekir) buyurdu. (Taberani)
Mesela bir hayvan kesecek kimse, bıçağı hayvanın gözü önünde bilememelidir. Bir gün bir kimse, bir koyunu kesmek için yere yatırır, bıçağını bilemeye başlar. Peygamber efendimiz bunu görüp buyurur ki:
(Sen bu hayvanı kesmeden, ona ölüm mü tattıracaksın? Hayvanı yatırmadan önce niçin bıçağını bilemedin?) [Hâkim]
Bütün hayvanlara iyilik etmeli, eziyet etmekten sakınmalıdır. Hadis-i şeriflerde buyuruldu ki:
(Bir kadın, bir kediyi kapalı bir yere hapsetti. Kediye yiyecek, içecek vermedi. Dışarıda bir şey bulup yemesi için serbest de bırakmadı. Kedi öldü ve kadın da bu yüzden Cehenneme müstahak oldu.) [Buhari]
(Susuz bir mümin, kuyuya inip su içti. Bir köpek de kuyunun ağzında susuzluktan bitkin vaziyette bekliyordu. O kimse, bu hayvana acıyıp, ayakkabılarından birini çıkardı, onunla köpeğe su verdi. Bu hareketten Allahü teâlâ razı oldu. O kimseyi Cennete koydu.) [Müslim]
(Yeryüzündeki mahlûklara acımayana, göktekiler acımaz.) [Taberani]
(Merhameti olmayana merhamet edilmez.) [Buhari]
Eshab-ı kiram dediler ki: Ya Resulallah, hayvanlara iyilikte de, sevap var mıdır? Peygamber efendimiz, (Her canlı hayvana yapılan iyilikte sevap vardır) buyurdu. (Buhari)
Sahabeden bir zat anlatır:
(Resulullahın, kedi su içtikten sonra kalanıyla abdest aldığı da olmuştur.) [Ebu Nuaym]
Sahabeden bir hanım anlatır:
Eshab-ı kiramdan Ebu Katade’nin abdest alması için bir kaba su koymuştum. Birden kedi gelip bu kaptan su içiverince Ebu Katade biraz daha su içmesi için, kabı kedinin önüne uzattı. Benim kendisine hayretle baktığımı görünce, niye hayret ettin ey kardeşimin kızı, Resulullah efendimiz, (Kedi pis değildir, etrafınızda dolaşır) buyurdu. (Tirmizi)
Hazret-i Ebu Hureyre anlatır:
“Bir gün elbisemin içinde küçük bir kedi taşıyordum. Resulullah efendimiz beni görünce, “Nedir bu?” buyurdu. Ben de; “Kedicik!” dedim. Bunun üzerine Resulullah, “Ey Ebu Hureyre” buyurdu. Yani kediyi seven, onlara ana babalık eden kimse buyurdu.
Bir gün Ahmed Rıfâi hazretlerinin paltosunun eteğinde, kedisi gelip uyudu. Namaz vakti geldi, kediyi uyandırmaya kıyamadı. Bir süre onu şefkatle seyretti. Uyanmayacağını anlayınca kedinin yattığı yeri kesip namaza gitti. Geldiğinde kedi uyanıp oradan gitmişti. Kesik parçayı paltosuna dikti.
Ebu Bekir Vasiti hazretleri anlatır:
Bir gün giderken başımın üzerinde bir kuş uçmaya başladı. Dalgınlıkla kuşu yakaladım. O elimde iken, başka bir kuş daha uçuyordu. Elimdeki kuşun annesi sanarak kuşu elimden bıraktığım anda, kuş öldü. Buna çok üzüldüm. O günden sonra bende bir sıkıntı başladı ve bir sene geçmedi. Bir gece Peygamber efendimizi rüyamda gördüm. Bir senedir, o kadar çok sıkıntının tesirinde kaldığımı, çok zayıflayıp ayakta namaz kılamaz hâle geldiğimi arz ettim. O zaman; "Bunun sebebi, o kuşun, senden şikâyetçi olmasıdır" buyurdu. Evimizdeki kedi yavrulamıştı. Ben bu sıkıntı içinde düşünürken, bir yılanın kedi yavrularından birisini yakalamaya çalıştığını gördüm. Bastonumu yılana vurunca, kaçtı. Kedinin annesi gelip yavrusunu alıp gitti. Ondan sonra iyileştim; namazlarımı ayakta kılmaya başladım. O gece rüyamda yine Peygamber efendimizi gördüm. (İyi olmanın sebebi, bir kedinin senin için teşekkür etmesidir) buyurdu.
Sual: Hayvanlara eziyet etmek büyük günah olduğuna göre, fare, yılan gibi zararlı hayvanları öldürmek caiz değil midir?
CEVAP
İnsanlara zarar veren karıncayı suya atmadan, yakmadan öldürmek caizdir. Fare, akrep gibi zararlılarıysa her zaman öldürmek caizdir. Hadis-i şeriflerde buyuruldu ki:
(Yılanı ve yırtıcı olan her hayvanı öldürünüz!) [Müslim]
(Zehirli keleri bir vuruşta öldürene yüz, ikinci vuruşta öldürene daha az, üçüncü vuruşta öldüreneyse bundan daha az sevap verilir.) [Müslim]
(İbrahim aleyhisselam için yakılan ateşi her hayvan söndürmeye çalıştı. Fakat keler, ateşin daha fazla yanması için üfledi.) [Nesai] (Keler, kertenkeledir. Zehirli cinsleri vardır. Eziyetsiz öldürülmelidir!)
Sual: Evdeki ağ yapan örümcekleri öldürmek caiz mi?
CEVAP
Evet.
Sual: Kuduzu önlemek için başıboş köpekleri öldürmek caiz mi?
CEVAP
Hastalık ihtimali olunca caiz olur.
Sual: Yılan öldürülürse eşinin öç alacağı söyleniyor. Doğru mudur?
CEVAP
Yılan öldürmekten korkmamalı! Yılan öldürmek sevaptır. İki hadis-i şerif meali:
(Her yılanı öldürün! Yılanın öç almasından korkan benden değildir.) [Nesai]
(Yılandan korkup öldürmeyen bizden değildir.) [Ebu Davud]
[Bizden değil, kâfir manasında değildir. Bizim sünnetimize uymamış olur demektir.]
Sual: Bahçeden evimize akrep giriyor. Bazen namaz kılarken seccadenin yanına geliyor. Akrebi öldürmek için namazı bozmak caiz olur mu?
CEVAP
Bir tehlike halinde namazı bozmak caizdir. Hadis-i şerifte buyuruldu ki:
(Namazda da olsanız, yılanı, akrebi öldürün!) [Nesai]
Sokmak ihtimali olan, yani yaklaşan yılanı ve akrebi öldürmek namazı bozmaz ve mekruh olmaz. (Redd-ül-muhtar)
Sual:
Hayvanları öldürmek caiz mi? Mesela sivrisineğin anında kömür eden bir aletle yakılması da caiz midir?
CEVAP
Hayvanları suda boğarak ve ateşte yakarak öldürmek caiz değildir. Dinimiz, zararlı hayvanları fazla acı çekmeden öldürmeyi emrediyor. Mesela kertenkeleyi bir vuruşta öldürene 100 sevap, iki vuruşta öldürene 50 sevap, birkaç vuruşta öldüreneyse çok daha az sevap veriliyor. Demek ki bir an önce öldürmek gerekir. Sivrisineğin öyle öldürülmesi elle veya ilaçla öldürmekten daha hafiftir. Bir anda kömür oluveriyor. Ateşe atmak gibi değil. Caizdir.
Sual: Hayvan hakkını ödemek için tevbe kâfi mi?
CEVAP
Hayvana iyilik etmeye devam etmelidir.
Sual: Ölmüş bir hayvanı ateşe atmakta mahzur var mıdır?
CEVAP
Bir zaruret olmadıkça ölmüş hayvanı da ateşe atmamalıdır. (Berika)
Sual: Kanuni Süleyman han, Zenbilli Ali efendiye zarar veren karıncaları öldürmek caiz mi diye sormuş, o da caiz değil diye fetva vermiş diyorlar. Böyle bir şey var mı?
CEVAP
Olayın aslı şöyledir:
Kanuni Sultan Süleyman Han, meyve ağaçlarını karıncaların sarması üzerine, meseleyi Zenbilli Ali Efendiye şöyle bir beyitle sorar:
Ağaçları sarsa, eğer karınca
Zarar var mı karıncayı kırınca.
Zenbilli Ali Efendinin cevabı şöyledir:
Yarın Hakkın divânına varınca
Süleyman’dan alır hakkın karınca.
Bu bir fetva değildir. Bir latifedir. Yani demek istiyor ki, (Sen de bilirsin zararlı hayvanları öldürmek caizdir. Haksız olarak öldürmek caiz değildir.)
Osmanlı Devletinin onuncu sultânı ve İslâm halîfelerinin 75. si olan Kanuni Sultan Süleyman han, Babası Yavuz Sultan Selim’in vazîfelendirdiği devrin büyük âlimlerinden ders alarak yetişmiş, dini bilgileri çok iyi bilen bir padişah idi.
Din kitaplarının hepsinde zararlı hayvanları öldürmek caizdir. Karınca gibi hayvanları, zarar vermezse öldürmek caiz değil, zarar verirse caizdir. Fare, akrep, yılan gibi zararlılarıysa her zaman öldürmek caizdir. Kuduz hayvanları da öldürmek gerekir.
İnsana ve yemeklere zarar veren karıncaları, eziyet etmeden ve suya atmadan öldürmek caizdir. İçinde karınca bulunan odunu, yere vurup silkeledikten sonra yakmak caizdir. (Berika)
Sual:
Yolda, arabayla normal hızla giderken, bir tavuk veya bir kedi yola çıkıp çiğnense, biz sorumlu olur muyuz?
CEVAP
Kasıt bulunmadığı için ve ölen şey, hayvan olduğu için, sorumlu olunmaz. Ölen çocuk ve büyük insan olsa idi, bunun kefareti ve diyeti olurdu. Bir anne, bebeğiyle uyurken, farkında olmadan, çocuk altında kalıp ölse, kasıt olmamasına rağmen annenin kefaret vermesi gerekir. Şimdi kefaret olarak, 60 gün oruç tutulması gerekir.
Sual: Hayvanları dövmek ve öldürmek caiz midir?
CEVAP
İnsana ve yemeklere zarar veren hayvanları, mesela karıncaları, sinekleri öldürmekte mahzur yoktur. Fare, akrep gibi zararlı hayvanları, her zaman öldürmek caizdir. Kuduz köpeği ve yırtıcı hayvanları, kesmek, vurmak veya zehirleyerek öldürmek caizdir.
Hayvanları dövmek caiz değildir. Dövmek terbiye için olur. Hayvanın aklı olmadığı için terbiye edilmez.
Hiç bir sebeple, hiçbir canlının yüzüne vurmak caiz değildir.
Hayvanlarla helâlleşmek mümkün olmadığı için, onlara karşı daima iyi muamele etmelidir. Bir hayvana eziyet edilmişse, tevbe etmeli, pişman olmalı, bir daha hiç bir hayvana eziyet etmemeli, eziyet edilen hayvana iyi muamele etmeli, sevip okşamalıdır.
Sual: Güvercinler, köyümüzün camisini kirletiyor, üstelik yuva da yapmışlar. Bunları öldürmekte mahzur var mıdır?
CEVAP
Camiyi kirleten kuşları çıkarmak mümkün olmazsa, kesip eti yenir. Eziyet veren hayvanlar her zaman öldürülebilir.
Sual: Horoz dövüştürmek haram mıdır?
CEVAP
Evet, haramdır.
Sual: Hayvanları ateşte yakmak ve suda boğmak günah olduğuna göre, bahçemizi sularken bahçede bulunan çeşitli böcekler, karıncalar suda boğulup ölüyorlar. Mahzuru var mıdır?
CEVAP
Maksadınız karıncaları ve diğer hayvanları öldürmek değil, bahçeyi sulamak olduğu için, mahzuru yoktur. İçinde karınca bulunan odunu yere vurup silkeledikten sonra yakmak caizdir. İçinde görmediğimiz karınca kalsa da mahzuru olmaz. Biz karıncayı değil odunu yakıyoruz.
Sual: Kuzular ve hayvanlar karışmasın diye kulaklarını keserek çeşitli işaretler yapmakta mahzur var mıdır?
CEVAP
Uygun değildir. Kesmemeli, boyayla işaretlemelidir.
www.dinimizislam.com 'dan alınmıştır

14 Temmuz 2008 Pazartesi

Agiz kokusu

Halitozis dediğimiz ağız kokusu, ağızda bulunan bakterilerin kötü kokulu ürünlerinden ortaya çıkmaktadır. İyi ağız hijyenine sahip bireylerde kötü koku üreten bakteri popülasyonu azınlıkta iken kötü ağız hijyenine sahip kimselerde bu tip bakteri sayısı artmaktadır. Ağız kokusu fizyolojik, patolojik ve psikolojik olmak üzere üç tiptir.


Fizyolojik ağız kokusu
Açlıkta ve beslenme alışkanlığına bağlı olarak yemeklerden sonra fark edilen ağız kokusudur. Yüksek protein içerikli; kırmızı et, balık, peynir ve süt ürünleri gibi gıdalarla bakterilerin etkileşmeleri sonucunda oluşur. Ayrıca soğan, sarımsak, turp gibi koku veren yiyecekler de sülfür içermelerinden dolayı nefes kokusuna yol açar. Kahve içimi ve pasif sigara içiciliği de ağız kokusuna yol açmaktadır. Fizyolojik ağız kokusu; etkili bir ağız temizliğine derhal cevap verebilen tip ağız kokusudur.


Patolojik ağız kokusu
Patolojik ağız kokusu kalıcı bir durumdur. Diş fırçalama, ağız çalkalama gibi alışılmış ağız temizleme metotları ile düzelmez. Kokunun kaynağına inilerek tedavi yapılması gerekir. Genellikle ağız-yutak hastalıkları ve çeşitli sistemik hastalıklarda ortaya çıkar. Yaklaşık yüzde 90 ağız kaynaklıdır. Ağız kokusu temel olarak ağız boşluğunun hijyeni ve diş-diş etinin sağlık durumu ile alakalıdır. Kokuya gıda artıkları, ağız mukozasından dökülen hücreler, tükürük ve ağızda toplanan hücre artıkları yol açar.

Çoğunlukla diş eti hastalıkları, diş çürüğü, ağızdaki eski dolgu ve kaplamaların altındaki çürüklerden kaynaklanmaktadır. İnsan dilinin arka tarafı eğer tükürük tarafından tam olarak temizlenemiyorsa, buradaki ufak buruşukluklar arasında da rahatça bakteriler yerleşebilir ve bu da çürümüş yumurta kokusu şeklinde ağız kokusuna yol açar. Diğer ağız kaynaklı sebepler kronik bademcik iltihapları, ağız içinde meydana gelen mantar hastalıkları ve ağızda yara yapan hastalıkların seyrinde de ağız kokusu meydana gelebilir. Ağız kuruluğuna sebep olan tükürük bezi hastalıkları, şeker hastalığı, hepatitler, vitamin eksiklikleri, stres, ilaçlar azalmış tükürük akımına yol açarak ağzın kendi kendini temizleme mekanizmasının bozulmasına ve sonuçta ağız kokusuna neden olurlar.

Ağız dışı sebeplerin başında burun ve sinüslerden kaynaklanan ağız kokuları gelir. Burada özellikle burun tıkanıklığı olan kişilerde ağız solunumundan dolayı ağız kuruması olmakta bu da ağız hijyenini bozup ağız kokusuna yol açmaktadır. Ağız burun veya yutakta mevcut yabancı cisimler iltihaplanmaya yol açarak nefeste kötü kokuya sebep olabilmektedir. Birçok yabancı cisim kaza eseri buruna içine kaçmış ve uzun süre ihmal edilip kalmış olabilir. Özellikle çocuklar ve zihinsel engelli hastalarda yabancı cisimler akla getirilmelidir. (05 Ekim 2006)


Psikolojik ağzı kokusu
Bazı hastalar başkalarının fark etmediği ağız kokusundan şikâyetçi olabilirler. Bazen bu düşünceler o kadar kuvvetli olur ki hayatlarını olumsuz yönde etkiler, huzursuz bir hâl alırlar . Stres altındaki kişilerde tükürük akımındaki azalmayla beraber dolaylı olarak ağız kokusu ortaya çıkabilir. Ayrıca stresin ağız ve diş sağlığını da olumsuz etkilediği bilinmektedir.


Halimetre nedir?
Halimetre, nefesteki sülfür içeriklerini tespit ederek ağız kokusunun teşhis ve tedavisinde önemli rol oynar. Ölçümler hastanın ağız veya burnundan verdiği hava ile yapılır. En sık kullanılan, en hızlı ve en kolay metottur.


Ağız kokusu nasıl tedavi edilir?
Tedaviye başlamadan önce kokunun kaynağının bulunması gerekir. Burada hastaları değerlendirmede diş hekimi, KBB uzmanı ile beraber çalışılması tedavinin başarısını arttıracaktır. Ağızda oluşan koku sıklıkla özel diş tedavilerini gerektirir. Ağız kokusunun pratik tedavisinde en etkili yol ağız hijyenine dikkat edilmesi, temel diş ve dişeti bakımının yapılmasıdır. Dilin fırçalanması ağız kokusunu azaltmada diş fırçalamaktan iki kat daha fazla etkilidir. Dil yüzeyinin kazınması için plastik dil kazıyıcıları ve küçük fırçalar dizayn edilmiştir. Bu özellikle bulantı refleksi olan hastalar için kolaylık sağlar. Dil, fırçalanırken olabildiği kadar dışarı çıkarılır. Dil temizleyici dilin olabildiği kadar arka bölgesine yerleştirilir. Dil üzerine kuvvet uygulayarak, öne doğru yavaşça çekilir.


Ağız kokusunu engellemede pratik öneriler

1- Diş ve dişeti problemleriyle diğer patolojik nedenlerin tedavisi yaptırılmalıdır.

2- Ağız içi enfeksiyonları yok edilmeli, gömük, sorunlu dişler çekilmelidir. Ağız içi enfeksiyonları tedavi edildikten sonra gargaralar ve diş macunları da kokunun giderilmesinde yardımcı olur.

3- İyi bir ağız hijyenine özen gösterilmeli. Dişlerin tüm yüzeyleri ve dil sırtı temiz tutulmalıdır.

4- Ağız kuruluğuna mani olmak için gün boyu bol bol sıvı (en az 2 litre su) içilmelidir.

5- Şekersiz sakız çiğneyerek, tükürük salgısı arttırılıp hareketlendirilebilir, böylece bakteri oluşumu önlenerek ağız içinin oksijenlenmesine yardımcı olunur.

6- Dilinizin üzerinde biriken bakterileri temizlemek için bir dil temizleyicisi kullanabilir veya diş fırçalama sırasında dilinizi de fırçalayabilirsiniz.

7- Su içeriği bol olan sebze ve meyveler (domates, kereviz, pırasa, elma ) bol bol tüketilmelidir. Yiyeceklerin üzerine maydanoz doğramaya özen gösterilmelidir.

8- Eczanelerden kekik, nane, maydanoz karışımlı kapsüller alınıp kullanılabilir.

9- Sarımsak ve soğandan kaçınabilir ya da bunları pişirerek yemeyi tercih edebilirsiniz.

10- Süt ürünleri ve baharatlı gıdalar fazla tüketilirse sindirim problemli olabilir ve bu da kokuya neden olabilir.
(12 Ekim 2006) - Dr.Şükrü Cido
ailevekadin.com'dan alınmıştır

Ayrıca bakınız Eyvah Ağzım kokuyor    Ağız ve nefes kokusundan kurtulmak

12 Temmuz 2008 Cumartesi

Huzura giden yol


Fudayl bin iyad Hz.'nin Hayatını Anlatan dini bir film.

9 Temmuz 2008 Çarşamba

Namaz Nasıl Kılınır



Çocuklar için hazırlanmış , Nasıl namaz kılınacağını öğreten
çok güzel ve faydalı bir video

8 Temmuz 2008 Salı

Avrupanın İslam Dinine Bakışı

Carlos Latuff
Batı Dünyasının, yada Avrupanın İslama karşı bakış Açısını . Ünlü Brezilyalı karikatür sanatçısı Carlos Latuff Bu şekilde çizgilerine yansıtmış.Carlos Latuff Özellikle ABD ve İsrail karşıtı çalışmalarıyla internette ve bazı bağımsız medya çevrelerinde tanınıyor.

7 Temmuz 2008 Pazartesi

Bir dervişin Sultan Sencer'e yaptığı Öğüt

Sultan Sencer ( Sultan Melikşah’ın Oğlu Son Selçuklu Sultanı) Bir gün devlet ileri gelenlerinden birkaç zâtla at üstünde seyehat ederken, ansızın karşısına perişan kıyafetli bir derviş çıkıvermişti.Bakışları çok keskin, alnı açık , duruşu vakur idi.Sultan’ın önüne geçip Allah’ın bunca lütuf ve nimetlerine karşı şükretmesini hatırlatır ölçüde birkaç cümle sarfetti. Sultan onu dikkatle dinledikten sonra , sordu:

“Neyin şükrünü nasıl yerine getirmeliyim ?”

Derviş aynı ciddiyet içinde ona şu cevabı verdi:

“Allah’ın Senin üstünde birçok lütuf ve ihsanları var, ama bunlardan on tanesi çok önemlidir. Önce onların şükrünü eda etmelisin!..”

Sultan; o on nimeti anlatırmısın?” dedi

Derviş;

“o halde beni can kulağı ile dinle:



1- Saltanatın şükrü, adalettir. Bir hükümdar adil olduğu nisbette değer kazanır.

2- Geniş bir mülkün şükrü, halkın malına , ırzına ve şerefine göz dikmemektir. Milletin malına ve ırzına göz diken, onların haysiyet ve şerefiyle oynayan bir sultan, felaket çığrını açan bir bedbahttır.

3- Baş olmanın şükrü, halka inanarak hizmet etmek, onların huzurunu sağlamak ve haklarını korumaktır.

4- İkbal ve saadetin şükrü, fakirlere acımak, kimsesizlerin elinden tutmaktır.

5- Beytülmalın, zenginleşmesinin şükrü, onu sadece hak edenlere ve lüzumlu yerlere harcamaktır.

6- Kudret ve İzzetin Şükrü, zavallıları ve güçsüzleri yerine göre bağışlamaktır.

7- Güçlü bir orduya sahip olmanın şükrü, onların ezici kuvvetini milletin selameti,devletin bekası, din ve devlet düşmanlarının kahredilmesi yolunda kullanmaktır.

8- Ülkenin bayındır hale gelmesinin şükrü, halkın sosyal haklarını gözetmek, iş sahasını genişletmektir.

9- İlim ve maarifin şükrü, ahlaklı,terbiyeli, bilgili bir nesil yetiştirmektir.

10- Beden ve ruh afiyetinin şükrü, günlük ibadeti kusursuz yapmak, Allah adına konuşmak, O’nun adına alıp-vermek, O’nun için sevmek ve sevmemektir” dedi.
Tarihçiler Bu on Öğüt’ü Sultan Sencer’in altından Bir levhaya yazdırarak saraya astırdığı rivayet edilir.

Ameisen Bekämpfung

Ameisen sind im Allgemeinen harmlos .İm Gegensatz zu anderen İnsekten.
Aber wen sie im Haushalt vor allem in der Küche sind…
Deshalb suchen wir Lösung zur Bekämpfung. Eigentlich gibt es eine ganz einfache Methode:
Benutzen Sie Puder.İn den Gebieten,wo die Ameisen sich befinden.Ja sie haben richtig gehört!

Einfach und harmlos,mit Puder !

LinkWithin

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...
Rating , 10 out of 10 based on 250 ratings