28 Temmuz 2008 Pazartesi

Mİ’RÂC (Mirac) Gecesi


Receb ayının yirmiyedinci gecesidir. Mi’râc, merdiven demekdir. Resûlullahın göklere çıkarıldığı, bilinmiyen yerlere götürüldüğü gecedir.
Mekke ehâlîsi îmân etmiyor. Müslimânlara çok sıkıntı veriyordu. İşkenceye başlamış, işi azdırmışlardı. Resûlullah çok üzüldü. Hicretden bir yıl önce, elliiki yaşında idi. Zeyd bin Hâriseyi alarak Tâife gitdi. Tâif halkına bir ay nasîhat eyledi. Hiç kimse îmân etmedi. Alay etdiler. İşkence yapdılar. Yuhâladılar. Çocuklar taşa tutdular. Ümmîdsiz, üzüntülü, yorgun geri dönerken, mubârek bacakları yaralandı. Zeydin başı kan içinde kaldı. Çok sıcak bir sâatde, yol kenârında, bitkin hâlde oturdular. Orada bulunan bağ sâhibi, Rebî’a oğulları zengin Utbe ve Şeybe adında iki kardeş, köleleri Addâs ile, birer salkım üzüm gönderdi.
Resûlullah “sallallahü aleyhi ve sellem” üzümü yirken Besmele okudu. Addâs “radıyallahü teâlâ anh”, o zemân hıristiyan idi. Bunu işitince şaşırdı. (Yıllarca buralardayım. Kimseden böyle söz duymadım. Bu nasıl sözdür?) dedi.
Resûlullah: Sen neredensin? buyurdu.
Addâs: Nineveliyim, dedi.
Resûlullah: Yûnüs aleyhisselâmın memleketinden imişsin, buyurdu.
Addâs: Sen Yûnüsü nereden tanıyorsun? Onu, buralarda kimse bilmez, dedi.
Resûlullah: O benim kardeşimdir. O da, benim gibi Peygamber idi, buyurdu.
Addâs: Bu güzel yüzün, bu tatlı sözlerin sâhibi yalancı olmaz. Ben inandım ki, sen Allahın Resûlüsün, dedi. Müslimân oldu. Yâ Resûlallah “sallallahü teâlâ aleyhi ve sellem”! Yıllarca bu zâlimlere, bu yalancılara kulluk ediyorum. Herkesin hakkını yiyorlar. Herkesi aldatıyorlar. Hiç iyi tarafları yok. Dünyâlık toplamak, şehvetlerini yapmak için her alçaklığı göze alıyorlar. Onlardan nefret ediyorum. Sizinle birlikde gitmek, size hizmetle şereflenmek, câhillerin, ahmakların size yapacağı saygısızlıklara hedef olmak, mubârek vücûdünüzü korumak için fedâ olmak istiyorum, dedi.


26 Temmuz 2008 Cumartesi

Hacı bayram-ı veli’nin bazı nasihatleri

İnsanların fitnesinden kurtulmak istiyorsanız, çarşı ve pazarda sık sık bulunmayınız

Hiddet ve kin, hakikatleri gören gözleri kör eder.Öfke ,iyi düşünmeyi daraltır,yanıltır.

Allahü tealaya isyan yolunda, hiçbir kimseye yardım etmeyiniz

Küçük çocukları seviniz, başlarını okşayınız.Onları sevindiriniz ki , Peygamber efendimizin emrini yerine getirmiş olasınız.

Çarşıda ve cami avlusunda hiçbir şey yemeyiniz.Yol ortasında durmayınız.Ticaret erbabının dükkanlarında uzun müddet oturmayınız.

Hiçbir Günahı küçümsemeyin, çok çalışın. Boş gezenler zengin bile olsa, arkadaşları şeytan,kalpleri şeytanın konağı olur.

Helalinden kazanıp , onları fakirlere cömertçe veriniz

Ölümü çok hatırlayınız, ölüm gelmeden hesabınızı yapınız.Tövbe ediniz ki affa kavuşasınız.

Dünya gamından,nefsin sıkıştırmasından hafifleyip kurtulmak istiyorsanız,kabristanları sık sık ziyaret ediniz

Ayıp ve kusurlarını gördüğünüz , arkadaşlarınızın ,komşularınızın,sırlarını ifşa etmeyiniz.Çünkü gördüğünüz bu sırlar size emanettir.Emanete hıyanet ise çirkin bir harekettir.

Alim ve velilerin kabirlerini ziyaret ediniz.Zira o büyükler, kendilerini ziyaret edenlere şefaat ederler.Orta anadolu evliyaları kitabından alınmıştır

Kene ısırması



Sağlık Bakanlığı tarafından hazırlanan kene ısırması ve kene ısırmasına bağlı olarak yapılan tedavi ve uygulamaları gösteren faydalı ve eğitici bir video

25 Temmuz 2008 Cuma

Tatlı tatlı


Biz simit tatlısı der yeriz .Simide benzer .
Çıtır çıtır ve hafif olur , Aynı zamanda ekonomiktir de .Tadı tulumba tatlısını andırır hatta tulumba tatlısı diyenlerde vardır.

Asker ocağında iken sabahları karavanayı beğenmez isek bu tatlılardan alır ekmek arası yapıp yerdik.
Bu tatlının bir benzerini ( Düz halini diyelim ) , Diyarbakır da sabahları satarlar.İlginçtir. İlk gördüğümde tuhafıma gitmişti ama öyle. Sabahları simit vs. satıldığını hepimiz biliriz ama tatlı satıldığını Bilmeyen varsa bilsin .
.Tatlısadım diyorsanız , fazla para vermek istemiyorsanız bilginiz olsun.

insan ve hayvan dostluğu




İnternette yalnızca youtube sitesinde bu video

tam 4,8 milyondan fazla izlendi.

Henüz yavru iken alıp büyütülen arslan ile onu büyüten insanlar arasındaki sevginin göstergesi. Tabi bunun yanında hayvan hayvandır. Haberlerde birçok kez arslan saldırısı ile ölen hayvan bakıcılarını duyuyoruz . Fakat bu video gerçekten ilginç

Sıkıntıda okunacak dûa'lar

Sıkıntılardan kurtulmak için sebeplere yapışmalıdır.
Hadis-i şeriflerde buyuruluyor ki:
(İstiğfara devam eden, her sıkıntıdan, her dertten kurtulur, ummadığı yerden rızıklanır) [Nesâî]
(Lâ ilâhe illallah demek 99 belâyı defeder, en aşağısı sıkıntıdır.) [İ.Asâkir]
(La havle ve la kuvvete illa billah okumak, 99 derde devadır. Bunların en hafifi sıkıntıdır.) [Hakim]
(Sıkıntıya düşen veya borçlanan, bin kere "La havle ve la kuvvete illa billahil aliyyil azim" derse, Allahü teâlâ işini kolaylaştırır.) [Şira]
(Sıkıntılı iken "Hasbünallah ve ni'mel-vekîl" deyiniz!) [İ. Merdeveyhî]
(Yasin okuyanın sıkıntısı gider.) [Deylemî]
(Sabah akşam İhlâs, Felak ve Nas'ı üçer defa okumak, belâ ve sıkıntıları giderir.)
(Lâ ilâhe illallah kable külli şey'in, Lâ ilâhe illallah ba'de külli şey'in, Lâ ilâhe illallah yebka Rabbünâ ve yefnî küllü şey'in diyen sıkıntıdan kurtulur.) [Taberânî]
(Cuma namazından sonra, ihlas, Felak ve Nas'ı yedişer defa okuyan, bir hafta, kaza, belâ ve sıkıntılardan kurtulur.) [İ.Sünni]
(Sıkıntı için şu duayı okuyun: La ilahe illallahülazim-ül-halim la ilahe illallahü Rabbül-Arş-ilazim la ilahe illallahü Rabbüs-semavati ve Rabbül-Erdı Rabbül Arşil-kerim.) [Müslim]
(Sıkıntıya düşen 7 defa Allah, Allahü Rabbi, lâ üşrikü bihi şey'a desin!) [Nesâî]
(Sıkıntı için, "Allah, Allah Rabbünâ lâ şerîkeleh" deyin!) [Beyheki]
Sıkıntıdan kurtulmak için, Allahü teâlâya kalbinden yalvararak, 14 secde âyetini [ezberden, ayakta] okuyup, her birinden sonra, hemen secde etmelidir. (Nur-ül-izah)
(Bismillâhirrahmânirrahîm ve lâ-havle ve lâ-kuvvete illâ billâhil' aliyyil'azîm) okumak, sinir hastalığına ve bütün sıkıntılara iyi gelir.
İmam-ı Cafer hazretlerinin sıkıntıya düşünce, okuyup, sıkıntıdan kurtulduğu duâ şöyledir:
(Yâ uddetî ınde şiddetî, ve yâ gavsî ınde kürbetî! Ührüsnî bi-aynikelletî lâ tenâmü vekfinî birüknike ellezî lâ yürâmü) Anlamı şöyledir: Güçlükte desteğim, sıkıntıda imdâdıma yetişen, her ân görüp gözeten Rabbim, beni muhafaza et, sonsuz kudretinle, bana yardım eyle!
Sadaka vermek ve 70 kere (Estağfirullah min külli mâ kerihallah) demek, sıkıntıları giderir. Bu istiğfarın anlamı, "Ya rabbi, razı olmadığın şeylerden ne yapmışsam hepsini affet, yapmadıklarımı da yapmaktan koru." demektir. Sıkıntı için şunlara da riayet edilmelidir.
Hadis-i şeriflerde buyuruluyor ki:
(Sıkıntıları sadaka ile önleyin.) [Deylemî]
(İstigfara devam eden, sıkıntılardan kurtulur.) [Nesâî]
(Tarak kullanmak, sıkıntıyı giderir.) [Deylemî]
(Güzel koku ve temiz elbise sıkıntıyı azaltır.) [Bostan]
(Abdestten artan suyu içmek sıkıntıyı giderir.) [Deylemî]
(Akik yüzük sıkıntıyı giderir.) [Ukayli]
(Başkasının sıkıntısını giderenin sıkıntısı gider.) [İ. Ahmed]
(Sıkıntıda duâm kabul olsun diyen, genişlikte çok duâ etsin.) [Tirmizî]
(En üstün ibadet sıkıntıya sabretmektir.) [Tirmizi]
Cepte altın taşımak da sıkıntı için faydalıdır. huzurpinarı.com

24 Temmuz 2008 Perşembe

Sivrinekler ısırdığında kaşınmayı ve şişliği engellemek


Sivrisinek ısırığına ne iyi gelir ?

Sivrisinek ısırdıktan sonra oluşan kaşıntıyı engellemenin basit yolları

Biliyorsunuz ki kaşıntısı insanı sinir eder , sonrasında oluşan şişliğin yayılması da cabası..

-Önce bir muz alın
-muz kabuğunun iç kısmını sivrisineğin ısırdığı ve kaşınan yeri güzelce ovalayın.
Çizilmemesine özen gösterin.
15-20 dakika sonra kaşıntının ve şişliğin azaldığını hissedeceksiniz
-lapa izi bir süre sonra kurumaya başlayacak
-bu işlemi yaparken sakın kaşımayın ve kanatıp yayılmasını sağlamayın
-90 dakika boyunca o kuruyan lapayı yıkamamanız gerekiyor.


Ayrıca Kokusuna katlanacaksanız , bu işlemi çiğ sarımsak ile de yapabilirsiniz .
Diş macunu da sivrisinek ısırıklarına iyi gelir

Isırılan yere sirke ve limon sürebilirsiniz


Eğer sivrisineklere karşı bir alerjiniz varsa ,sizde başka yan etkiler oluşturuyorsa doktora başvurmalısınız

İslam terörü olmaz


Sual: İslam terörü diyorlar, böyle şey olur mu?
CEVAP
Amerika’daki intihar saldırıları bahanesiyle, ısrarla İslam terörü tabiri kullanılmaya
başlandı. Ekrana bir binanın yanışı getiriliyor, arkasından namaz kılan müslümanlar gösteriliyor. Uçakta Kur’an-ı kerim bulundu, seccade bulundu, tesbih bulundu, işte İslam terörü deniyor.

Herhangi bir Müslüman suç işleyince, suçlu İslamiyet mi olur? Hıristiyan Sırplar, ne zulümler yaptı. Kim Hıristiyan zulmü veya Hıristiyan terörü dedi? Hıristiyan Ermenilerin, Yunanlıların, Rusların zulümleri pek meşhurdur. Kim buna Hıristiyan zulmü veya terörü dedi? Denmesi de yanlış ve çirkin olur.

Almanlar, Fransızlar, İtalyanlar terör çıkarsa, buna Hıristiyan terörü mü denir? Yoksa Alman terörü, Fransız terörü, İtalyan terörü mü denir? Terörün din ile ilgisi yoktur, olamaz. Hele İslam terörü asla olamaz. Müslümanlıkta, hayvana, ağaçlara, otlara binalara bile zarar vermek yoktur. Hele intihar hiç yoktur.

Diyelim ki, Amerika’daki terörü Türkiye’den bazı kimseler yapmış olsa, Türk terörü mü denir, yoksa Müslüman terörü mü denir? Amerika’daki terörü kim yaptıysa onların terörü olmaz mı?. Taliban yapmışsa, Taliban terörü denir, Filistin yapmışsa Filistin terörü denir. Japon yapmışsa, Japon terörü denir. Mensup olduğu din ile terörün ne ilgisi vardır? Bazıları bulanık suda balık avlıyor. Vur abalıya kabilinden her fırsatta Müslümanlığı suçluyorlar. Devamlı ekrana namaz kılanlar getiriliyor. Bu yapılanlar apaçık bir din düşmanlığıdır. Amerika’da da bu yönde saldırılar başlamış, Müslümanlara karşı bir cephe alınmıştır.

İslamiyet’ten önce, Arabistan halkı çok vahşi idi, gerici idi. Kâbe’yi çıplak olarak tavaf eder, tesettüre riayet etmezlerdi. Putlara tapar, kız çocuklarını diri diri toprağa gömerlerdi. Şarapçı, kumarbaz, faizci ve tefeci idiler. İslâmiyet gelince, bunların hepsi kaldırıldı. İnsanlar medenileşti. Resulullah efendimizin vefatından sonra, İslamiyet’i bırakıp dinden dönüp, eski kötülüğe dönenlere mürted ve mürteci adı verildi. Dinden dönmeye de irtica dendi. Her müslüman, bu irticayı sevmez.

Bu tabirler, Tanzimat’a kadar bu manada kullanıldı. Devrimcilerin ve evrimcilerin tepki, etki ve yetkisiyle Tanzimat’tan sonra, dini bırakmaya değil, müslümanca yaşamaya irtica dendi. Namaz kılan, içki içmeyen, tesettüre uyan müslümana da gerici dendi. Mürtede, aslını inkâr edene, ahlaksıza, edepsize, soysuza, ayyaşa, Türk düşmanına ilerici denmeye başlandı.

Üniversiteyi bitirmiş, ilim, sanat, ticaret sahibi, ahlaklı, faziletli, vergilerini veren, kanunlara uyan ve herkese iyilik eden, hakiki bir müslüman, bu taşkınlıklara katılmadığı için, gerici olmaktadır. Böyle ilericiler, gençleri fuhşa, tembelliğe, dünyada felakete, ahirette de sonsuz azaplara sürüklüyorlar. Aile yuvalarının yıkılmasına sebep oluyorlar. Kısacası, gayri müslimlerin yalnız ahlaksızlıklarını taklit edenlere ilerici diyorlar. Müslümanlar gibi, Cennete, Cehenneme inanan Avrupalılara, Amerikalılara da gerici demediklerine göre, Müslümanlara, kendi ahlaksızlıklarına uymadıkları için gerici diyorlar.

Her fırsatta, Müslümana, dinci, köktendinci, çağdışı, gerici, irticacı, çember sakallı, örümcek kafalı, yobaz, mürteci, bağnaz, mutaassıp, tutucu, muhafazakâr, softa, aşırı sağcı, ilkel, şeriatçı, tarikatçı, hilafetçi, padişahçı, saltanatçı, fundamentalist, radikal gibi yaftalarla saldırıyorlar, tesettürü, tesbihi, takkeyi bahane ederek dini kötülüyorlar, Müslümanlığa şark dini, hortlatılan kara kuvvet, Kur'an-ı kerime çöl kanunu, ibadete müzik karıştırmaya uygar batı dini, haram işleyenlere sanatçı diyorlar. Şimdi de İslam terörü çıkardılar. Müslümanlar dostunu düşmanını iyi bilmelidir.

Hayvan ve insan kesenler
Sual: Bir ateist diyor ki: “En büyük ibadetin, bir hayvanı boğazlamak olduğunu kabul eden İslam dininin, bugün yeryüzünün en acımasız, en vahşi, en kanlı, en bıçaklı-satırlı terörü ile suçlanması, bence rastlantı değil. Bahçelerinde besledikleri kuzuları gözlerinin önünde kesile kesile büyüyen ve böylece Cennete gideceklerine inandırılan çocuklar, artık kan akıtmaktan, kesmekten, öldürmekten kaçınmıyorlar.”
CEVAP
Müslümanlık yeni mi geldi? 1400 yıldan beri yok mu? Bu zamana kadar kurban kesen Müslümanlar, eli satırlı anarşist mi oldu, hep insan mı kestiler? Bu cehalet mi, yoksa dine saldırmak için bir bahane mi? Kurban, en büyük ibadet sözü de yanlıştır. Kurban kesmek, zengine sadece Hanefi’de vacip, diğer üç mezhepte sünnettir. Yani kurban kesmeyen günaha girmez. Dinimizdeki en büyük ibadetin ne olduğunu, ateist nereden bilsin ki? O, sadece bahaneler bulup, hakkı bâtıla katmaya, Müslümanlara çamur atmaya çalışır.

Kurban kesmek, Müslümanlıktan önce de Hak dinlerde var idi. Yahudilerin de, Hıristiyanların da Peygamber olarak kabul ettikleri atamız İbrahim aleyhisselamın sünnetidir. Hazret-i İbrahim, oğlunu kesmeyip, bir koçu kestiği için, bu sünnet asırlardan beri devam etmektedir. Çocukların sünnet olmaları da atamız İbrahim aleyhisselamdan kalmıştır.

Müslüman kültüründe yetişen, vahşi bir terörist oluyorsa, bu ateist, dağda yetişmedi ya... O da kurban kesen Müslümanların arasında büyüdü. Kurban kesilmesi onu hiç mi etkilemedi? Demek ki kurban kesmenin terörle bir ilgisi yok. Ama Müslümanlara saldırmak için, kurban kesmeyi bahane ederek Müslümanları potansiyel terörist olarak göstermeye çalışmaktadır.

Avrupalı fanatikler gibi ateistler, hayvan kesmeye değil, kurban kesmeye karşıdır. Ama bunu hayvan hakları adı altında yapıyorlar. Avrupalılar, hayvan kesip hiç et yemiyorlar mı? Yahut zevk için boğa güreşleri düzenleyip, sonunda boğayı şişleyip öldürmüyorlar mı? Vahşi hayvanları öldürüp kürklerini giymiyorlar mı? Çinliler, Japonlar kedi köpek kesip yemiyorlar mı? Bunların maksadı hayvan korumak değil, Müslümanlığa saldırmak için bir bahane.

Gazetelerde görüyor, televizyonlarda izliyoruz. Hayvanları koruma adı altında yapılan toplantılara gelen bayanların hemen hemen hepsinde astragan kuzu postu, Samur veya vizon kürkler oluyor. Bunların maksadı, hayvanları korumak değil, kurbanı istismar ederek Müslümanlığa çatmak ve çamur atmaktır.

Müslümanım diyenler terör yapınca, en acımasız, en vahşi, en kanlı, en bıçaklı-satırlı terör oluyor da, gayri müslimler terör yapınca, sevecen, uygar ve kansız bıçaksız mı oluyor? Bosna - Hersek, Kosova, Türkistan, Cezayir, Çeçenistan, Karabağ, Filistin ve daha başka ülkelerde yıllarca yaptıkları zulüm insancıl mıydı? PKK’lılar arasında Hıristiyan Ermenilerin bulunması, yapılan katliamları sevecen hale mi getiriyor? Bu ne sakat görüş böyle? Hıristiyan Sırpların yaptığı zulümlere, biz Hıristiyan terörü mü dedik? Herkes Sırp zulmü dedi.

Ateistin, kurban kesmeyi bahane ederek, Müslümanlığı terör dini gibi göstermeye çalışması, onun kötü maksatlı olduğunun açık delilidir.

Herkes yaptığının neticesine katlanır
Sual: Günümüzde, dünyanın bir çok yerinde, dinimiz ile ilgili çeşitli menfi propagandalar yapılıyor. Hâşâ, İslam terör dinidir deniyor. Bunlara inanıp da, İslamiyet’i araştırmayan, sorumluluktan kurtulur mu?
CEVAP
Mekkeli müşrikler de, Peygamber efendimiz için hâşâ deli dediler, büyücü dediler. Bunlara inanıp da imandan mahrum kalanlar oldu. Müşriklerin iftiralarına inandıkları için, bunlar sorumluluktan kurtulamaz. Herkes tercihini yapmakta serbesttir, hür iradesi ile kararını verir ve neticesine de katlanır.

Cennete veya Cehenneme girmeyecek olanlar, İslamiyet’i hiç duymamış olanlardır. Günümüzde ise, bu imkansız gibidir. Her dilde, dinimizi doğru olarak anlatan kaynaklar mevcuttur. Hele şimdi, Internet sayesinde bunlara ulaşmak, daha da kolaylaşmıştır. Buna rağmen İslamiyet’i araştırmayan, ahirette mazeret beyan edemez ve sorumluluktan kurtulamaz. dinimizislam.com

23 Temmuz 2008 Çarşamba

Şark Çıbanı - Leishmaniasis

Yakarca ısırması
Leishmaniasis , yani bizim anladığımız dilde “şark çıbanı”. Yakarcaların ( Tatarcık ) ısırması ile bulaşan bir deri hastalığı . Bu hastalık iki türlü .

Birincisi deride enfeksiyona sebebiyet verip yara vb. yol açıyor. Şark Çıbanı yada doğu yarası da denir.
İkincisi ise iç organları etkileyen dalak ve karaciğerin şişmesi ve uzun zaman gitmeyen Siyah ateş diye bilenen ateşin oluşması.
Leishmaniasis diye arama motorlarında arama yaptığınızda ne şekilde yaralara sebebiyet verdiğini görebilirsiniz.
Dünyada yarım milyon insanı tesir ettiği sanılıyor . Bu hastalık Şimdiye kadar en çok Afganistan, Suriye, Suudi Arabistan, Bangladeş, Brezilya, Hindistan , Sudan ve Peru'da meydana geldi. Deride ki yara, antibiyotik ile tedavi edilse dahi, aylardan sonra bile devam ediyor. Ayrıca haftalarca yüksek ateş de cabası.Bu sebepten dolayı Isırığa maruz kalıp hastalığa yakalanmaktansa , en iyi yol kendimizi korumak.Bunun için “permethrin” içeren böcek kovucular ve “deet” kullanmalısınız. Amaç vücud kokusunu engellemek. Eğer siz iyileşmeyen bir yara’ya sahipseniz ve devamlı ateşiniz yüksek ise Leishmaniasis hastalığına yakalanmış olma olasılığınız vardır. Bir hekime görünmelisiniz.

Bu kadar yazdık birde iyi bir şey yazalım. Yakarca ısırmasından sonra oluşan yaralardan kurtulmak için. Halk arasında “sinirliot” olarak bilinen bitkinin (bazı yerlerde yara otu diye de bilinir) . Diğer isimleri boğa yada ateş yaprağıdır .bu bitkiyi ezerek Oluşan yaraların üzerine konduğunda yarayı iyi ettiği bilinmekte ve hiçbir yan etkisinin de olmadığı söylenmektedir.

Yakarcaların ısırmasını engellemek için Nane yağı sürebilirsiniz.

Sıcak havalara dikkat


Son günlerde hava sıcaklıkları iyice artmaya başladı. Sıcak ve bol güneşli havaların, insanın psikolojik durumunda olumlu etkileri olduğu gibi, biyolojik durumunda da bazı olumsuz sonuçlara yol açabildiği biliniyor.

Sıcak havaların yetişkinler üzerinde bile olumsuz etkiler oluşturduğunu biliyoruz, bu durumdan çocukların nasıl etkilenebileceğini tahmin etmek hiç de zor olmuyor. Çocukların vücutlarından su kaybı daha hızlı gerçekleştiği için onlar sıcak havalardan yetişkinlere oranla daha çabuk etkilenebiliyorlar.

Bu konuda neler yapabilirsiniz?

1- Çocukların rahat, geniş, hafif ve açık renkli giysiler giymesine özen gösterin.

2- Çocuğunuza mutlaka bandana gibi bir başlık giydirin, böylece çocuğunuzun başını güneş ışınlarının direkt etkisinden korumuş olursunuz.

3- Çocukların sıvı alımlarının artırılmasına önem verin. Onlara sık sık sıvı içecekler vererek vücutlarının susuz kalmamasına özen gösterin.

4- Açık havada oynanacak oyunların zamanlarını saat 11.00’den önce ve 14.00’ten sonra olmak üzere düzenleyin.

5- Çocuğunuzun gölge olan yerlerde oynamasına özen gösterin.

6- Çocukların, çok sıcak ortamlardan çok soğuk ortamlara (ya da tam tersi) geçmelerine izin vermeyin. Ani ısı değişikliklerine maruz kalmak enfeksiyonlara zemin hazırlar.

7- Çocukların bulundukları ortamlarda eğer klima ya da fan gibi araçlar çok fazla çalıştırılıyorsa derecelerinin iyi ayarlanmış olmalarına özen gösterin. Çok düşük derecelere ayarlanmış klimalar çocuğu sıcak havaların zararlı etkisinden korumak yerine onun hasta olmasına neden olabilir.

8- Dışarı çıkarken eğer uzun süre güneşli ortamda kalacaksanız (mesela denize giderken) çocuğunuzun cildine çocuklar için hazırlanmış güneş kremlerinden bulunmasına dikkat edin. Ciltleri çok hassas olduğu için güneş yanıkları oluşabileceğinden 30 koruyucu faktör ve üzeri kullanılabilir.

9- Çocukların sıcak havalarda çok soğuk yiyecekler yemelerini ya da içecekler içmelerini engelleyin. Dondurmanın, külahta azar azar yenmesi ve arkasından bir bardak su içilmesi durumunda hiçbir zararı yoktur.

10- Çocuklarınıza sık sık duş aldırın. Böylece terlemenin yol açabileceği pişik ve çeşitli kızarıklıkların önüne geçmiş olursunuz.
Çocuklarınızın ense bölümünde sık sık terleme ve buna bağlı döküntü oluyorsa saçlarını kestirebilirsiniz.

11- Güneş ışınlarının yoğun olduğu saatler dışında yüzme aktivitesi çocuğunuzun sıcak havalarda bunalmasını engelleyecektir. Ancak dikkat etmeniz gereken en önemli konulardan bir tanesi yüzülen yerin temiz olup olmamasıdır. Denizler için genelde temizlik problemi söz konusu değil iken havuzlar için bu sorun oldukça önemlidir.
Çocuğunuzun girdiği havuzun temiz olmasına özen gösterin, temizliğinden emin olmadığınız havuzlarda çocuğunuzun yüzmesine müsaade etmeyin. (29 Haziran 2006)ailevekadin.com dan alnmıştır

LinkWithin

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...
Rating , 10 out of 10 based on 250 ratings