27 Ağustos 2008 Çarşamba

Sifali bitkiler

Şifalı bitki, sebze ve meyveler
Sual: Hadis-i şeriflerde tavsiye edilen sebze ve meyveler hakkında bilgi verir misiniz?
CEVAP
Bazıları şöyledir:
(Kuru üzüm, safra açar, balgamı söker, sinirleri kuvvetlendirir ve sıkıntıyı giderir.) [Ebu Nuaym, Deylemi]

(Kavun, karpuzda on özellik var: yemek, içmek, koku, meyve, çöğen, mesaneyi yıkar, karnı yıkar, iç hastalıklarına iyi gelir ve cildi temizler.) [Deylemi, İ. Rafii]

(Yemekten önce kavun karpuz yemek şifadır.) [İ. Asakir]

(Zeytinyağı 70 derde devadır.) [Ebu Nuaym, Deylemi]
(Zeytinyağı ile tedavi basura faydalıdır.) [Taberani, Ebu Nuaym]

(Zeytinyağı ile tedavi olun.) [Hâkim]
(Zeytinyağını yiyin ve onunla yağlanın. O, mübarek, bereketli bir ağacın meyvesinden çıkar.) [Tirmizi, İbni Mace]

(Sarmısak yiyin ve onunla tedavi olun. Çünkü o, 70 derde devadır. Eğer bana melek gelmeseydi, elbette ben de yerdim.) [Deylemi, Tirmizi, Hakim]

(Soğan-sarmısak yemek haram değildir. Fakat kokusu gitmeden mescidimize yaklaşmayın!) [İbni Huzeyme]

(Kabak dimağı besler, aklı artırır.) [Deylemi, İ.Münavi]
(Kabak, baş ağrısına iyidir. Mercimeğe 70 Peygamber dua etmiştir.) [Nesai, Müslim Taberani, Deylemi, İ. Gazali]

Hazret-i Enes anlatır: (Resulullahın çorba içinde kabakları bulup yediğini gördüğümden beri Kabağı severim.) [Buhari, Müslim, Muvatta, Ebu Davud, Tirmizi]

(Yemeklerin seyyidi [üstünü] et ve pirinçtir.) [Tirmizi, Hakim, Ebu Nuaym]

(Acve hurması zehire karşı, küm'e mantarının suyu göze şifadır.) [Buhari, Tirmizi, Nesai, İbni Mace, İ. Ahmed, Deylemi, İ. Münavi]

(Lohusa hurma yerse, çocuklar sakin olur. Hazret-i İsa'nın doğumunda Hazret-i Meryem hurma yedi. Daha iyisi olsa idi, Allahü teâlâ onu verirdi.) [Hatib]

(Lohusaya taze hurma, hastaya, bal gibi şifalı bir şey yoktur.) [Ebu Nuaym]

(Mantar suyu göze şifadır.) [Buhari, Müslim,Tirmizi, Nesai, İbni Mace, İ.Ahmed, İbni Meniy, Z.Makdisi]

(İncir kulunca iyi gelir.) [Deylemi]

(Çörek otuna devam edin. Zira onda ölümden başka her derde şifa vardır.) [Ebu Nuaym]

Resulullah rahatsızlanınca bir avuç çörek otunu ağzına koyup bal ile su içerdi. (Hatib)

(Çörek otu dertlere şifadır.) [İbni Sünni]
(Zemzem ve çörek otu her derde şifadır.) [Deylemi, İbni Sünni]

(Zemzem, içenin niyetine göre şifa verir, susuzluğu gidermek için içenin susuzluğunu giderir. Şerden korunmak için içen, şerden korunur. Açlığı gidermek için içeni doyurur, hastalık için içene şifadır.) [Hakim]

(Yemeğe tuzla başlamak ve bitirmek 70 hastalığa şifadır.) [R. Nasıhin]
(İnek sütü şifa, yağı ilaçtır.) [Beyheki]

(Sütlü gıdalar, hastanın kalbini ferahlandırır.) [Şir’a]
(Süt içen hamilenin oğlu olursa kalbi temiz, kız olursa güzel olur.) [Ebu Nuaym]

Sual: Nebati gıdalar yemek iyi midir?
CEVAP
Nebati gıdalar yemek elbette çok iyidir. İbrahim Nehai hazretleri, (Nebati gıda bulunmayan sofra, akılsız ihtiyara benzer) buyuruyor. (Mal ve evladının çok olmasını isteyen, bitkisel gıda çok yesin) buyurulmuştur. Sofrada bitkisel gıda, yeşillik bulundurmak müstehaptır. (Nebati gıda, yeşillik bulunan sofrada melekler de hazır olur) buyuruldu.

Cenab-ı Hak, hiçbir otu sebepsiz, lüzumsuz yaratmamıştır. Her meyve, sebze ve bitkinin çeşitli faydaları vardır. Birkaçının faydası şöyle:

Çörek otu, çeşitli hastalıklara şifa verir. Ekmek ile yenilirse sancıları giderir, baş ağrısını dindirir. Karın ağrısına, üşütmeye iyi gelir. Unutkanlığı giderir. Âdet söktürücü ve kanı sulandırıcıdır. Ayrıca, basur rahatsızlığına iyi gelir. Gözü kuvvetlendirir, görme bozukluğunu önler.

İncir, tayyib bir yemiş, latif bir gıdadır. Hazmı kolay, faydası çok bir devadır. Kalbe ferahlık verir, kuluncu, sindirim organı sancılarını giderir. Kabızlığı önler, balgamı eritir, böbrekleri temizler, mesanedeki kumları yok eder. Karaciğer ve dalağın tıkanan deliklerini açar, basuru izale eder, nekrise, romatizmaya faydalıdır. Her sabah aç karnına bir tane yemelidir.

Ayva, kalbdeki sıkıntıyı giderir, mideyi kuvvetlendirir, idrar söker, zafiyeti önler, hazmı kolaylaştırır, bulantıyı keser, fakat dişlere ve bağırsaklara zararlıdır. Hamile iken ayva yiyenin çocuğu güzel olur. Kompostosu çocuk ishaline çok tesirlidir.

Armut, mideyi kuvvetlendirir, hazmı kolaylaştırır, ferahlık verir. Barsak parazitine de etkilidir.

Elma, akli bozuklukları ve teneffüs yolları rahatsızlıklarını azaltır, diş çürümesini önler.

Kuru üzüm, sinirleri kuvvetlendirir, safra açar, balgamı söker, yorgunluğu giderir, ağız kokusunu giderir, zihni açar. Fıstıkla beraber yenirse, hafızayı kuvvetlendirir. Ekmekle yemeye devam edilirse hastalanmayı önler.

Kavun, karpuz böbrekleri ve mideyi temizler, baş ağrısını giderir. Solucan düşürür. Gözlere kuvvet verir, iştah açar.

Kereviz, hafızayı kuvvetlendirir, unutkanlığı giderir, idrar söker, karaciğeri temizler, gaz giderir, kan ve süt yapar. Tohumları idrar tutulmasına iyi gelir.

Kabak, dimağı ve aklı kuvvetlendirir.

Nar, mideyi temizler, göğsü yumuşatır, öksürüğe iyi gelir. Çarpıntıya iyidir. Et kısmı ile birlikte sıkılıp içilirse, safra söker, pekliği giderir.

Sirke, safrayı giderir, balgamı keser, şehveti kırar.

Enginar, safra taşını eritir, kanı temizler, damar sertliğine iyi gelir. Dimağa kuvvet verir.Ter kokusunu da giderir.

Bir memlekete gelenin, önce biraz çiğ soğan yemesi sıhhate iyidir. Soğan, mikroplara karşı koyma gücünü arttırır. Soğandan sonra kereviz yenirse, kötü kokusunu giderir.

Turp, idrar söker, hazmı kolaylaştırır, sarılığı giderir, göze kuvvet verir. Rendelenen siyah turp sıkılır, suyu aç iken, birer çay bardağı birkaç gün içilirse, büyük-küçük her taşı eritir.

Havuç, kansızlığa, kabızlığa iyi gelir. Göz ve cilt hastalıklarını önler.

Limon, içinde C vitamini olduğu için, skorbüt ve kanamalarda, soğuğa karşı ve yorgunlukta, romatizmada, ruh hastalıklarında faydalıdır. Greyfurtun faydası daha çoktur.

Sarmısak, sayılamayacak kadar çok faydası olan süper bir bitkidir. Soyulmuş bir avuç sarmısak, akşam bir litre süt ile, pelte haline gelene kadar kaynatılır, nemlenmesi için sabaha kadar bahçede bırakılır. Süt kısmı, aç iken [bir veya birkaç defada] içilirse kansere iyi gelir. Bu işe bir hafta devam edilebilir.

Kudret narı, mide ülserine karşı çok iyi ilaçtır. İkisi doğranıp, şişedeki bir litre zeytin yağına konur. Şişe, güneşte bırakılır. Bir ay sonra, sabahları aç iken, bir çorba kaşığı içip, bir saat hareketsiz sırt üstü yatılır.

Şeftali çekirdeğinin içi, 3-5 tanesi sabahları aç karnına yenirse, basura çok faydalıdır. Bir ay kadar devam etmelidir.

Basur için 50 gr kara helile tozu, sabah açken ve yatarken birer gram yutulur. Hadis-i şerifte (Kara helile, acı ise de her derde devadır) buyuruldu. (Hakim)

Her meyve ve her yiyeceği çok yemek zararlıdır. Yiyip içme bilgisini öğrenmek, ibadet bilgisini öğrenmekten önce gelir. Hadis-i şerifte, (Hastalıkların başı çok yemektir. İlaçların başı perhizdir.) buyuruldu. (S. Ebediyye)


Böbrek taşına etkili ilaç
Sual: Böbrekteki taş ve kum için doktordan başka bir tavsiyeniz var mıdır?
CEVAP
Siyah turpun suyu çıkarılır. Aç iken birer çay bardağı, birkaç gün içilir. Büyük, küçük taşları eritir. Tecrübe edilmiştir. Böbrek taşını parçalamak için şekerli karpuz suyu içilir. Mantar, kaymak, keşkek, beyaz peynir, balık, pelte ve sütlü şeyler böbreklerde taş ve kum yapar. Bunları yememeli. Tuzlu, kireçli su içmemeli. Bayat et, sığır, pirinçli yemekler yasaktır. Kara nohut suyu, tarçın suyu veya mahlep, anason, kimyon yenir veya suları içilirse ve çemen ekmek ile yenirse, böbrekteki ve mesanedeki taşları parçalayıp döker. Hulbe yemek de böbrek taşlarını parçalar, öksürüğü keser.

Sabahları aç iken bir çorba kaşığı badem yağı içmek böbrek ve mesane taşlarını düşürür. Bir fincan zeytin yağı içmek de kumları döker.

Eşkina balık taşı: Büyüklüğüne göre, 5 veya 8 adet eşkina taşı alınır, yarım litre limon suyu sıkılarak cam şişeye doldurulur. İlacın kullanımı acil ise, taşlar ezilerek toz haline getirilir. Acil değil ise 4 parça yapılıp, limon suyunun içine konarak bir fincan sızma zeytin yağı da ilave edilerek yaz mevsimi ise buz dolabında 4,5 ayarında iki gün, kış günü ise donmayacak şekilde dışarıda 1-2 gün bekletilir.

İlaç her sabah idrara çıktıktan sonra, aç karnına limonata bardağının 2/3 oranda doldurularak içilir. İçmeden önce bir fincan zeytinyağı içilmesi iyi olur. Ağır mide rahatsızlığı ve ameliyatı olanlar dikkat etmeli veya doktora danışmalı.

Sual: Meyve yemekten sonra mı yenir?
CEVAP
Âdete ve şahsın durumuna göre değişir. Önce de, sonra da, yemek arasında da yenir. İmam-ı Gazali hazretleri yemekten önce yemeyi tavsiye etmektedir.

25 Ağustos 2008 Pazartesi

İçli Köfte

İcli Kofte
İçli Köfte
İçli Köfte
İçli Köfte Nasıl Yapılır ?

Ne usulü diye sormayın , Türk usulü işte.Bu içli köftenin bence en büyük özelliği hafif ve
daha kolay yapılması.

içli köfte tarifi
Malzemeler
1 Kg. İnce bulgur
½ Kg kuzu kıyma
1 kg soğan
Yarım fincan irmik
Karabiber
Kimyon
Kekik
Tuz
Salça ( Biber ve domates )
1 yumurta
Zeytinyağı 1 Su bardağı


İcli Kofte yapimi
İçli Köfte yapılışı
İlk yaptığımız büyük bir kabın içerisine Bulgur’u döküp üzerine Sıcak su ilave ediyoruz.Burada suyun ölçüsü bulgurun üzerini kapatacak şekilde olmalı. ( Bu kapta Aynı zamanda yoğuracağımız
için ,ona göre seçilmeli). Bulgurun yumuşaması için 10 dakika civarı bekleyecek.
Bu arada iç malzemeyi hazırlayalım.
Elimizdeki soğanlarımızı rendeleyip teflon tavaya atıyoruz az zeytin yağı ilave ediyoruz.Soğanlar suyunu çektiği zaman Biraz salça ila beraber kıymayı atıp güzelce kavuruyoruz. ( Kıymanın pişmiş kokusu gelmeli ) .Daha sonra soğumaya bırakıyoruz.

Sıra geldi bulguru yoğurmaya
Elimiz yanmayacak sıcaklıkta Olmalı.Yaklaşık 45 dakika yoğuracağız.Kademeleri olarak Yoğurdukça İrmik ,Salça,Yumurta ve baharatları ilave ediyoruz.Bulgur iyice yoğrulduktan sonra iç malzemeyi koymaya başlayacağız.

Avuç içine sığacak kadar alıp , su yardımı ile Elimizde yuvarlıyoruz. Parmak yardımı ile içini malzeme koymak için hazır hale gelince .Şekildeki hale getirip kapatıyoruz.

İçli köfte yapılışı

İçli köfte yapmak için Bulguru iyice yoğurmuşsanız dağılmadan Bahsettiğim şekle kolaylıkla gelecektir.

Hepsi bitince , büyük bir tencereye sıcak su ilave edip Suyun içinde köftelerin dağılmaması için limon tuzu ve biraz tuz ilave ediyoruz. Kaynamaya başladığı zaman.Hazırladığımız içli köfteleri içine atıyoruz , Tencerenin zemini tek sıra kapladığı zaman başka koymadan su üzerine çıkmasını bekleyeceğiz.

Bu arada Büyük bir tavaya zeytin yağı ve Salça atıp bekletiyoruz.Tencereden çıkardığımız içli köfteleri O tavaya atıp biraz bekleteceğiz ,Dış kısmı Hafif kızarıncaya kadar.

Sonra , Sonrası afiyet olsun.
Belki zahmetli gelebilir ama damak tadı meselesi

Papatyanın faydaları

Depresyona papatya çayı

Son derece şifalı bir bitki olan papatyanın ruhsal problemlerimize de deva olduğunu biliyor musunuz? Evet, papatya; sinir rahatsızlığı olan ve depresif davranışlar sergileyen kişilerin leblebi gibi tükettiği “Prozac” adlı ilaç için çok önemli bir alternatif olarak değerlendiriliyor. Çünkü papatyanın en önemli özelliklerinden biri sinirleri yatıştırmasıdır. Yani sinirli olduğunuz sırada içeceğiniz bir fincan papatya çayı sizi hemen sakinleştirecektir.
Papatyanın diğer faydalarına gelince: Ateşi düşürür. Ağrıları keser. Spazm çözer. Terletir. Sinirleri yatıştırır. Bağırsak gazlarını giderir. Vücuda rahatlık verir. Boğaz bademcik ve diş etlerinin iltihaplarını giderir. Bel ve baş ağrılarını geçirir. Saçları sarartmak için de kullanılır.
Papatya yağı da spazm giderir. Ağrıları dindirir. Mikropları öldürür. Sinirleri yatıştırır.

Papatya çayı nasıl hazırlanır?
Papatya çayının hazırlanması son derece kolaydır: Yarım çorba kaşığı ve bir tatlı kaşığı papatya çiçeğini bir su bardağı kaynak suyun içine atarak 5-10 dakika kadar demlemeye bırakın. Daha sonra süzerek için.

Sakın hafife almayın
Depresyon, tedavi edilmediği takdirde aylarca hatta yıllarca, bazen de ömür boyu sürebilir
Bazı insanlar, hiç sebep yokken zaman zaman kendilerini çok üzgün ve mutsuz hissederler. Üzüntü de mutluluk ve sevinç gibi son derece insani duygulardan biridir. Ancak üzüntülü durumun, hiç sebep yokken ortaya çıkması ve uzaması bir ruh sağlığı problemidir ve tıp literatüründeki adı “DEPRESYON”dur. Duygularımızı, düşüncelerimizi ve davranışlarımızı olumsuz yönde etkiler. Tedavi edilmediği takdirde aylar, yıllar, bazen de ömür boyu sürebilir. Depresyona yakalanmak sizin tercihiniz değildir ancak tedavi olup olmamak sizin elinizdedir.
Depresyona girenlerin büyük kısmı, hastalığın doğası gereği genelde kendiliğinden yardım istemezler. Sıklıkla enerji, ilgi ve istek azlığından yakınırlar. Bu sebeple depresyona giren hastaların; aileleri, arkadaşları veya hekimleri tarafından psikiyatriste yönlendirilmeleri gerekir. İntihar düşüncesi varsa acilen psikiyatriste başvurmak gerekir.

Yakalanma riski
Ömür boyu depresyon geçirme riski yüzde15 dolayındadır. Kadınlarda bu oran yüzde 25’e kadar çıkmaktadır. Hemen hemen tüm toplumlarda depresyon kadınlarda iki kat daha fazladır. Sürekli bedensel hastalığı olanlarda da depresyon daha fazla görülür. Örneğin kısırlık tedavisi gören kadınlarda normal kadınlara göre iki üç kat fazla depresyon görülmektedir.
Hastaların yüzde 50’si 20-50 yaş arasındadır. Bununla birlikte çocuklarda ve yaşlılarda da depresyon görülür.

 

Alternatif reçeteler
Depresyona girdiğini düşünen kişi, hayatın iyi yanlarını görmeye çalışmalıdır. Sinirlenmekten kaçınmalı, her kötü olayın iyi bir tarafı olduğunu görmeye çalışmalı, düzenli bir hayat sürmelidir. Sinirleri yıpratıcı, kötü alışkanlıklardan uzaklaşmalı, fırsat buldukça temiz havada dolaşmalıdır. Ayrıca aşağıdaki reçeteler de tedaviye yardımcı olacaktır:


Depreresyon için Bitkisel Çözümler


‰ 4 bardak suya; 2 çorba kaşığı kediotu konur. 1 bardak su kalıncaya kadar kaynatılır. Sonra, suyun üzerine biriken tabaka alınıp, bir şişeye konur. Günde 1 kere, yarım bardak suya 15 damla konup, içilir.
‰ 2 su bardağı suya; 2 kahve kaşığı kuru nane konur. Yarım bardak su kalıncaya kadar kaynatılır. Sonra, suyun üzerine biriken kısım alınıp, küçük bir şişeye konur. Günde 1 kere, 1 bardak suya, 15 damla konup içilir.
‰4 bardak suya 1 çorba kaşığı ufalanmış melisa konur. Kaynatıldıktan sonra süzülür. Sabah akşam, yarımşar çay bardağı içilir.

Depresyondan kurtulmak için bitki banyolarından da istifade edilebilir:
‰5 litre kadar suya; yarım kilo kimyon konur. Yarım saat kaynatıldıktan sonra temiz ve ince bir tülbentten süzülür. Yarıya kadar doldurulmuş banyo küvetine boşaltılır. 10-15 dakika süreyle küvette yatılır.
‰Bir tencere suya, 1 kilo kadar çam yaprağı konur. Yarım saat kaynatıldıktan sonra süzülüp banyo küvetindeki suya boşaltılır. İçinde 10-15 dakika yatılır.
‰5 litre suya; yarım kilo meşe palamudu konur. 15-20 dakika kaynatıldıktan sonra süzülerek banyo küvetindeki suya boşaltılır. İçinde 10-15 dakika yatılır.

Depresyonun belirtileri

Depresyonu teşhis edebilmenin çeşitli ipuçları vardır. İşte bunlardan bazıları (Bu belirtilerden birkaç tanesi, en az iki hafta süreyle bir kişide bulunursa depresyon konusunda endişe etmeye başlaması gerekir):
* Çökmüş bir ruh hali, ilgi kaybı ya da yaptıklarından zevk alamama
* Günlük işini yapamama, bunlara karşı büyük isteksizlik duyma.
* Perhiz yapmadığı halde aşırı kilo kaybetme ya da kilo alma (Bir ayda vücut ağırlığının % 5’inden fazlasını alma ya da verme)
* Yeme bozukluğu (İştah kaybı ya da aşırı iştah)
* Karar verme güçlüğü, konsantrasyon zorluğu, bellek bozukluğu
* İşte, okulda, aile ve arkadaş arasında sık sık problemlerin ortaya çıkması
* Diğer insanlardan uzaklaşma ve yalnız kalma isteği
* Uyku bozukluğu
* Nedeni belli olmayan baş, boyun, sırt ağrısı gibi vücudun değişik yerlerinde sürekli ağrılar hissetme
* Yatıştırıcı ilaçları kullanma ihtiyacı hissetme
* Kendine zarar verme, intihar planları yapma, intihar girişiminde bulunma veya kendi cenaze merasimini düşünme
* Sıkıntı, huzursuzluk, yerinde duramama
* Kendini yorgun, bitkin, halsiz hissetme ve çabuk sinirlenme
* Kendini değersiz, aşağılık ya da suçlu gibi hissetme
* Dikkatini bir noktaya toplayamama


Hazımsızlığa papatya çayı
Bağırsak sancılarında, mide yanmalarında ve sürekli hazımsızlıklarda, 50 gram papatya kurusunu, 1 litre suda haşlayın. Bu çayı yemek aralarında birer çay bardağı içerseniz, kısa sürede faydasını görebilirsiniz.

Şu günlerde kırları, bayırları çiçek bahçesine çeviren ve bize sıcak yaz günlerinin müjdesini veren papatyanın aslında çok önemli bir şifa bitkisi olduğunu biliyor muydunuz?

Evet... Çiçekleri, Mayıs’tan Ağustos’a kadar öğlen güneşinde toplanıp sapsız olarak kurutulan papatya özellikle çocuklar için her derde deva bir bitkidir. Her tür rahatsızlıkta çocuğa papatya çayı verilebilir. Kramplarda, karın ağrılarında, karında gaz birikmesi halinde, ishalde, deri döküntülerinde, mide rahatsızlıklarında, solunum yolundaki balgamlanmalarda çok faydalıdır.

Ayrıca kadınların adet görme aksaklıklarında, uykusuzlukta, yüksek ateşte, yara ve diş ağrılarında tedaviye yardımcı olur.

Papatya; terletici, sakinleştirici ve kramp giderici etkilere sahip olmasının yanı sıra, mükemmel bir dezenfektan ve iltihap kurutucudur. Göz kapağı iltihaplanmalarında sütle hazırlanacak papatya kompresleri son derece faydalıdır. Diş ağrılarında sıcak olmayan papatya çayı ile gargara yapılabilir. Bir olay yüzünden kızgınlığa kapıldığınızda, hemen bir fincan papatya çayı içiniz. Kalbiniz zarar görmeden sakinleşeceksiniz. Ağrılı bölgelere kurutulmuş papatya ile doldurulmuş sıcak yastıklar koymak da çok iyidir.

Papatya sürgün etkisi yapmadan dışarı çıkmayı sağlar. Papatya merhemi ise dıştan tedavi edilebilen basurlarda ve yaraların tedavisinde oldukça etkilidir. Papatya buğusu, nezle ve sinüzüti kısa sürede iyileştirebilir.

Çok eski çağlarda bile, nevralji ve romatizma, papatya yağı ile masaj yapılarak tedavi ediliyormuş. Eski Mısırlılar’da; papatya, ateş düşürücü ve yatıştırıcı gücü sebebiyle “Kutsal çiçek” olarak anılırdı.

Ünlü Alman Bitki Uzmanı, Maria Traben, “İlahi Eczanedeki Sağlık” adlı kitabında şöyle bir olayı anlatmaktadır. “İsviçre’de çaresiz kalan hastaların yardım istedikleri ve yaşadığı köyde birçok kişi tarafından “papatya cadısı” diye anılan bir kadın kulağı ağır işitenleri, hazırladığı papatya yağını ılık ılık (sıcak değil) kulaklarına damlatarak yeniden duyabilmelerini sağlıyormuş. Aynı kadın, papatya yağı masajı ile felçli organları yeniden sağlığına kavuşturuyormuş. Göz ağrılarına karşı da sütte kaynattığı papatyaları sıcak kompres olarak göz kapaklarının üstüne koyarmış ve gözler kısa sürede iyileşirmiş.

Kısaca söylemek gerekirse, papatya, ateşi düşürür, ağrıları giderir, spazm çözer, terletir, sinirleri yatıştırır, bağırsak gazlarını giderir, vücuda rahatlık verir, boğaz, bademcik ve diş eti iltihaplarını giderir, bel ve başağrılarını geçirir.

Nasıl hazırlayacaksınız
Yazıda bahsedilen; papatya çayı, kompresi, yastığı, yağı ve merhemi şu şekilde hazırlanacaktır.

Papatya çayı: Bir kaşık dolusu bitki, bir bardak kaynar suda haşlanır ve demlenmesi için kısaca beklenir. İstenirse şeker katılarak sıcak sıcak içilir.

Papatya kompresleri: Bir fincan kaynar süt, bir yemek kaşığı çiçeğin üstüne dökülür, demlenmesi için kısaca beklenir ve süzüldükten sonra ılık ılık gözlere kompres yapılır.

Bitki yastığı: Keten bezinden yapılmış bir torba, kurutulmuş çiçekle doldurulur ve ağzı dikilir. Kuru bir tavada iyice ısıtılır ve hasta organın üstüne koyulur.

Papatya yağı: Güneşli havada toplanmış çiçekler, küçük bir şişenin içine gevşek olarak doldurulur ve üstüne saf zeytinyağı dökülür. Zeytinyağı çiçeklerin üstüne çıkmalıdır. Şişe 14 gün güneşte bekletilir. Buzdolabında saklanmalıdır!

Papatya merhemi: 250 gr iç yağı tavada iyice kızdırılır ve iki avuç dolusu taze papatya çiçeği bu yağa atılır. Tavadakiler köpüklenmeye başlayınca karıştırılır, ağzı kapatılarak serin bir yere kaldırılır. Ertesi gün hafifçe ısıtılır ve bir bezden geçirilip, posa da sıkılır. Merhem maddesi düzgün bir biçimde karıştırılır ve temiz bir şişeye konarak saklanır.

Saç bakımında ve cilt güzelliğinde papatya
Papatya, çeşitli rahatsızlıkların tedavisinden başka, cilt ve saç bakımında da çok etkili bir bitkidir. Kaynatılmış papatya suyu ile günde bir defa yüzü yıkarsanız veya haftada bir defa bu suyla banyo yaparsanız, cildinizin nasıl tazelendiğini ve sağlıklı bir görünüm kazandığını farkedeceksiniz. Saç bakımında da, özellikle saçları açık renk olanlar, kaynatılmış papatya suyu kullanmalıdır. Böyle yıkanacak olurlarsa, saçlarınız güzelleşecek ve göz okşayan bir pırıltı kazanacaktır.

İnsanı kısırlaştırmak

Sual: Kadın hastalıklarından ameliyat olan bazı hanımlar, bir daha çocuk olmaması için kordonları bağlatıyorlarmış. Bu iş, dinen caiz midir?
CEVAP
İnsanı kısırlaştırmak haramdır. İbni Âbidin hazretleri buyuruyor ki:
(Kasap hayvanlarını, semizlemeleri için kısırlaştırmak caizdir. Diğer hayvanları ve insanları kısırlaştırmak haramdır.) [c.5, s.249]

Hadika ve Berikada da aynı şekilde yazmaktadır.

Yine İbni Âbidin hazretleri buyuruyor ki:
(Özürsüz, çocuk düşürmek, [çocuk aldırmak] haramdır. Ananın veya süt emen diğer çocuğun ölümüne sebep olan bir özür varsa, uzuvları teşekkül etmeden düşürmek [veya aldırmak] caiz olur.) [c.5, s.276]

Demek ki, sebepsiz kadınları kısırlaştırmak caiz değildir. Salih bir doktor, (Bir daha doğum yaparsa ölür) derse, veya buna benzer bir sebep söylerse, o zaman, çocuk aldırmak veya çocuk olmaya mani olmak için tedbir almak [mesela kadını kısırlaştırmak için kordonlarını bağlatmak] caiz olur.

Sual: Kadını muvakkat kısırlaştırmak caiz mi?
CEVAP
Haramdır.

Oruç ve aç durmak

Sual: Bazıları aç ve susuz durmanın ne faydası olur ki diyorlar. Oruç tutmaktan maksat nedir?
CEVAP
Oruç, yalnız aç ve susuz kalmak değildir. Bir hayvanı veya inanmayan bir kimseyi bir odaya hapsedip aç, susuz bırakmakla oruç tutturulmuş olmaz. Orucun, sabır, şükür, nefs terbiyesi gibi diğer ibadetlerle irtibatı vardır. Onun için hadis-i şerifte, (Her şeyin bir kapısı vardır. İbadetlerin kapısı ise oruçtur) buyuruldu. (İbni Mübarek)

Sinir sistemimizin vücuttaki yeri çok mühimdir. Dil sinirleri felç olan konuşamaz. Bacaktaki sinirler felç olursa, insan yürüyemez. Sinirimizin bozulması nispetinde hayatımız, az veya çok tehlike içindedir. Siniri bozuk kimse, huzursuz olur, sabredemez. Cemiyetteki kavgaların, cinayetlerin çoğu sinirli olmaktan, sabredememekten ileri gelmektedir. Hadis-i şerifte, (Oruç sabrın, sabır da imanın yarısıdır) buyuruldu. (Ebu Nuaym)

Böylece orucun imandan olduğu görülmektedir. İmanlı olan da, imanının kuvvetine göre suç ve günah işlemez. Sinirine hakim olur. Her şeyin bir zekatı vardır. Vücudun zekatı ise açlıktır. Oruç tutarak aç kalanın arzuları kırıldığı için sabretmesi kolay olur. Oruç tutan aç durur. Aç durmak iyidir: Aç duranın basireti açılır. Anlayış kabiliyeti artar. Hadis-i şeriflerde, (Aç duranın idraki artar, zekası açılır) ve (Tefekkür, ibadetin yarısı, az yemek ise tamamıdır) buyuruldu. (İ. Gazali)

Çok yiyen çok uyur, çok uyuyanın da ömrü boşa geçmiş olur. Çok yiyen sarhoş gibi olur, dimağı yorgunlaşır. Zekası, zihni dumura uğrar. Açlık, kalbde incelik doğurur. Hadis-i şerifte, (Az yiyenin içi nurla dolar ve Allahü teâlâ, az yiyip içen ve bedeni hafif olan mümini sever) buyuruldu. (Deylemi)

Açlıkta arzular kırılır, nefsimiz uysallaşır, serkeşliği kalkar. Çok yemek, gafleti doğurur. Azgın bir atı zaptetmek zor olduğu gibi, çok yedirmekle azan nefsi zaptetmek de zordur. Açlıkla terbiyesi kolaylaşır. Hadis-i şerifte buyuruldu ki:
(İnsan kalbi tarladaki ekin, yemek ise yağmur gibidir. Fazla su ekini kuruttuğu gibi, fazla gıda da kalbi öldürür.) [İ.Gazali]

Her zaman tok olan şefkatsiz ve merhametsiz olur. Tok, acın hâlini bilmez. Çok yiyen sert ve katı kalbli olur. Hadis-i şerifte, (Çok yiyip içmekle kalbinizi öldürmeyin!) buyuruldu. (İmam-ı Gazali)

Sinirlerine hakim olan kimse huzurlu olur. Açlık, günah işleme arzusunu kırar, kötülük etmeye mani olur. Hadis-i şerifte, (Açlık ve susuzlukla nefsle cihad etmek, Allah yolunda cihad gibidir) buyuruldu. (İmam-ı Gazali)

Çok yiyen çok su içer. Çok su içen çok uyur. Çok uyuyanın ömrü uyku ile geçtiği için dünya ve ahiret kazancına mani olur. Demek ki açlık, sinirleri uyanık, zinde tutar. Fazla tokluk ahmaklığa yol açar. Okuduğunu ezberlemesi ve hatırında tutması zor olur. Hadis-i şerifte, (Her gün bir defa yemek yenmesi itidaldir) buyuruldu. (Beyheki)

İki günde üç defa yemek yemenin normal olduğu bildirilmiştir. (Teshil-ül-menafi)

Hastalıkların çoğu çok yemekten ileri gelir. Hadis-i şerifte, (Çok yiyip içmek hastalıkların başıdır) buyuruldu. (Dare Kutni)

Az yiyenin vücudu sıhhatli olur. Hadis-i şerifte, (Oruç tutan sağlıklı olur) buyuruldu. (Taberani)

Çok yiyende acıma hissi azalır. Arzuları artar, harama dalar. Gayri meşru arzuları harekete geçiren yolları tıkamak gerekir. Açlık şeytanın yolunu tıkar. Hadis-i şerifte, (Şeytan, damardaki kan gibi, vücutta dolaşır, açlık ile yolunu daraltın) buyuruldu. (İhya)

23 Ağustos 2008 Cumartesi

ORMAN KEBABI

Ramazan Ayına Az bir zaman kaldı.İftarda hanımlar , bugün ne yapsam acaba diye düşüne dursun.Hergün bir adet yemek tarifini bloğa koymaya çalışacağım.
Bugünkü tarif Orman Kebabı.Orman Kebabı'nı nasıl yapıldığı ve hangi malzemelerin kullanıldığı yazılı. Damak zevkine Göre Muhtelif baharatlar kullanabilir hatta sarımsak dahi ilave edebilirsiniz.
Etleri önceden bir süre yoğurt yada süt ile terbiye edebilirsiniz. Yine yağı daha fazla kullanıp suyu azaltarak daha farklı lezzetler elde etmeniz mümkün.

Yemeğin yanında prinç yada bulgur pilavı , salata yada Cacık önerilerimiz.

Afiyet olsun

MALZEME: 500 gram koyun veya kuzu eti, 2 kaşık sıvı yağ, 1 çay bardağı bezelye, 2 patates, 2 havuç, 1 kuru soğan, 1.5 bardak su, tuz ve kekik.

YAPILIŞI: Et kuşbaşı doğranır, yağ ile birlikte tencereye konur. Üzerine kıyılmış bir adet soğan serpilir. Küçük parçalara bölünmüş patates, bezelye ve havuçlar da üzerine dökülüp kavrulur. Su ilâvesiyle orta hararetteki ateşte pişirilir. Et ve havuçlar pişinceye kadar ateşte tutulur. Üzerine kekik dökülerek, servis yapılır.

Orucun ve Ramazan ayının fazileti

Ay
Sual: Ramazan ayının önemi nedir?
CEVAPBu konuda imam-ı Rabbani hazretleri buyuruyor ki:
Mübarek Ramazan ayı, çok şereflidir. Bu ayda yapılan, nafile namaz, zikir, sadaka ve bütün nafile ibadetlere verilen sevap, başka aylarda yapılan farzlar gibidir. Bu ayda yapılan bir farz, başka aylarda yapılan yetmiş farz gibidir. Bu ayda bir oruçluya iftar verenin günahları affolur. Cehennemden azat olur. O oruçlunun sevabı kadar, ayrıca buna da sevap verilir. O oruçlunun sevabı hiç azalmaz.

Bu ayda, emri altında bulunanların, işlerini hafifleten, onların ibadet etmelerine kolaylık gösteren âmirler de affolur, Cehennemden azat olur. Ramazan-ı şerif ayında, Resulullah, esirleri azat eder, her istenilen şeyi verirdi. Bu ayda
ibadet ve iyi iş yapabilenlere, bütün sene bu işleri yapmak nasip olur. Bu aya saygısızlık edenin, günah işleyenin bütün senesi, günah işlemekle geçer.

Bu ayı fırsat bilmeli, elden geldiği kadar ibadet etmelidir. Allahü teâlânın razı olduğu işleri yapmalıdır. Bu ayı, ahireti kazanmak için fırsat bilmelidir.

Kur’an-ı kerim, Ramazanda indi. Kadir gecesi, bu aydadır. Ramazan-ı şerifte, iftarı erken yapmak, sahuru geç yapmak sünnettir. Resulullah bu iki sünneti yapmaya çok önem verirdi.

İftarda acele etmek ve sahuru geciktirmek, belki insanın aczini, yiyip içmeye ve dolayısıyla her şeye muhtaç olduğunu göstermektedir. İbadet etmek de zaten bu demektir.

Hurma ile iftar etmek sünnettir. İftar edince, (Zehebez-zama’ vebtellet-il uruk ve sebet-el-ecr inşaallahü teâlâ) duasını okumak, teravih kılmak ve hatim okumak önemli sünnettir.

Bu ayda, her gece, Cehenneme girmesi gereken, binlerce Müslüman affolur, azat olur. Bu ayda, Cennet kapıları açılır. Cehennem kapıları kapanır. Şeytanlar, zincirlere bağlanır. Rahmet kapıları açılır. Allahü teâlâ, bu mübarek ayda Onun şanına yakışacak, kulluk yapmayı ve Rabbimizin razı olduğu, beğendiği yolda bulunmayı, hepimize nasip eylesin! Âmin. (Mektubat ,1.c. 45.m.)
Açıktan oruç yiyen, bu aya hürmet etmemiş olur. Namaz kılmayanın da, oruç tutması ve haramlardan kaçınması gerekir. Bunların orucu kabul olur ve imanları olduğu anlaşılır.

Ramazan-ı şerifte, oruç tutmak çok sevaptır. Özürsüz oruç tutmamak büyük günahtır. Hadis-i şerifte, (Özürsüz, Ramazanda bir gün oruç tutmayan, bunun yerine bütün yıl boyu oruç tutsa, Ramazandaki o bir günkü sevaba kavuşamaz) buyuruldu. [Tirmizi]
(Ama dini bir mazeret varsa oruç tutmamak günah olmaz.)

Ramazanda oruç tutmak hakkındaki hadis-i şeriflerden birkaçı şöyle:
(Ramazan ayı mübarek bir aydır. Allahü teâlâ, size Ramazan orucunu farz kıldı. O ayda rahmet kapıları açılır, Cehennem kapıları kapanır, şeytanlar bağlanır. O ayda bir gece vardır ki, bin aydan daha kıymetlidir. O gecenin [Kadir gecesinin] hayrından mahrum kalan, her hayırdan mahrum kalmış sayılır.) [Nesai]

(Ramazan ayında oruç tutmayı farz bilip, sevabını da Allahü teâlâdan bekleyerek oruç tutanın günahları affolur.)
[Buhari]

(Ramazan orucunu tutup ölen kimse, Cennete girer.)
[Deylemi]

(Ramazan ayı gelince, “Ey hayır ehli, hayra koş! Şer ehli, sen de kötülüklerden el çek” denir.)
[Nesai]

(Ramazan bereket ayıdır. Allahü teâlâ bu ayda, günahları bağışlar, duaları kabul eder. Bu ayın hakkını gözetin! Ancak Cehenneme gidecek olan, bu ayda rahmetten mahrum kalır.)
[Taberani]

(Ramazan-ı şerif ayı geldiği zaman, Allahü teâlâ meleklere, müminlere istiğfar etmelerini emreder.)
[Deylemi]

(Farz namaz, sonraki namaza kadar; Cuma, sonraki Cumaya kadar; Ramazan ayı, sonraki Ramazana kadar olan günahlara kefaret olur.)
[Taberani]

(Peş peşe üç gün oruç tutabilenin, Ramazan orucunu tutması gerekir.)
[Ebu Nuaym]

(Ramazan orucu farz, teravih sünnettir. Bu ayda oruç tutup, gecelerini de ibadetle geçirenin günahları affolur.)
[Nesai]

(Bu aya Ramazan denmesinin sebebi, günahları yakıp erittiği içindir.)
[İ.Mansur]

(Ramazan ayında ailenizin nafakasını geniş tutunuz! Bu ayda yapılan harcama, Allah yolunda yapılan harcama gibi sevaptır.)
[İbni Ebiddünya]

(Ramazanın başı rahmet, ortası mağfiret, sonu ise, Cehennemden kurtuluştur.)
[İ.Ebiddünya]

(İslam, kelime-i şehadet getirmek, namaz kılmak, zekat vermek, Ramazan orucunu tutmak ve haccetmektir.)
[Müslim]

(Cennetteki güzel köşkler, sözü hoş, selamı çok, yemek yediren, oruca devam eden ve gece namazı kılan kimselere verilir.)
[İbni Nasr]

(Oruç tutan müminin susması tesbih, uykusu ibadet, duası müstecap ve amelinin sevabı da çoktur.)
[Deylemi]

(Bilhassa oruçlu iken çirkin, kötü söz söylemeyin! Birisi size sataşırsa, ona “Ben oruçluyum” deyin!)
[Buhari]

(Gerçek oruç, sadece yiyip içmeyi değil, boş ve hayasızca sözleri de terk ederek tutulan oruçtur.)
[Hakim]

(Allahü teâlânın, gözlerin görmediği, kulakların işitmediği ve hiç kimsenin hayaline bile gelmeyen nimet dolu sofrasına, ancak oruçlular oturur.)
[Taberani]

(Allah yolunda bir gün oruç tutanın yüzünü, Allahü teâlâ yetmiş yıl ateşten uzaklaştırır.)
[Müslim]

(Temizlik imanın yarısı, oruç da sabrın yarısıdır.)
[Müslim]

(Oruçlu iken ölene, kıyamete kadar oruç tutmuş gibi sevap yazılır.)
[Deylemi]

(Oruçlu iken ölen Cennete girer.)
[Bezzar]

(Oruç tutan, namaz kılan kimse, mükafatını kıyamette aklı kadar alır.)
[Hatib]

(Oruç şehveti keser.)
[İ. Ahmed]

Mübarek vakitlerde, günahlardan titizlikle uzak durmalı, taatları, ibadetleri ve her çeşit hayratı artırmalıdır. Zira Allahü teâlâ, tarafından sevilen kimse, faziletli vakitlerde faziletli amellerle meşgul olur. Buğzettiği kul ise; faziletli vakitlerde kötü işlerle meşgul olur. Kötü işlerle meşgul olanın bu hareketi azabının daha şiddetli olmasına ve Allahü teâlânın, ona daha çok buğzetmesine sebep olur. Çünkü o, böyle yapmakla vaktin bereketinden mahrum kalmış ve onun hürmet ve şerefini çiğnemiş olur. (Mev'iza-i hasene)

Resulullah efendimizin rüyası
(Rüyamda acayip şeyler gördüm. Ümmetimden birini azap melekleri yakalamıştı. Aldığı abdestler gelip, onu içindeki zor durumdan kurtardı. Birini gördüm, kabri onu sıkıyordu. Kıldığı namazlar gelip, onu kabir azabından kurtardı. Birine şeytanlar musallat olmuştu. Ettiği zikirler gelip, şeytandan onu kurtardı. Birinin de susuzluktan dili çıkmıştı. Tuttuğu Ramazan orucu gelip, susuzluğunu giderdi.

Birini zulmet sarmıştı. Yaptığı hac gelip karanlıktan çıkardı. Birine ölüm meleği gelmişti. Ana babasına yaptığı iyilikler gelip, ölümüne engel oldu, geciktirdi. Birini Müslümanlarla konuşturmuyorlardı. Sıla-i rahim gelip, ona şefaat etti, onlarla konuştu. Peygamberinin yanına gitmek isteyen birine engel oluyorlardı. Aldığı gusül, onu alıp yanıma getirdi. Ateşten korunmak isteyen birisine, sadakası gelip ateşe perde oldu. Birini zebaniler alıp Cehenneme götürürken, yaptığı emr-i maruf ve nehy-i münker gelip kurtardı. Biri Cehennem ateşine atılmıştı. Allah korkusu ile döktüğü gözyaşları gelip oradan kurtardı.

Birine amel defteri solundan verilirken, Allah korkusu gelip, defterini sağa aldı. Sevapları hafif gelen birine, kendinden önce ölen çocukları gelip, sevabını ağırlaştırdı. Cehennemin kenarında, korkudan titreyen birine, Allahü teâlâya olan hüsnü zannı gelince, titremesi durdu. Sırattan zorla geçen biri, Cennete geldi. Fakat kapılar kapalıydı. Kelime-i şehadeti gelip, onu Cennete koydu.) [Hakîm-i Tirmizi]

Sual: Günah işlememize şeytanlar sebep olduğuna göre, Ramazanda bağlı olan şeytanlar nasıl günah işletiyor?
CEVAPGünah işlememize yalnız şeytanlar değil, kendi nefsimiz de sebep olmaktadır. Nefsin zararı, şeytanınkinden çok fazladır. Nefsin her istediği kendi zararınadır. Ramazanda günah işleten, nefsimizdir. Bu ayda, şeytanlar bağlı olduğu için vesvese veremezler. Ramazanda esnemeler de şeytandan değildir. Asabi esnemeler, yorgunluk, uykusuzluk gibi hallerde meydana gelir. (Mektubat-ı Rabbani)

22 Ağustos 2008 Cuma

Karıncanın verdiği ders

karınca
Hazret-i Süleyman ve karınca
Süleyman aleyhisselam, Beyt-ül-Makdis’in inşasını bitirince, Allahü teâlâdan, takdirine uygun hüküm ile hükmetmeyi nasip etmesini istedi. Bu ona verildi. Kendisinden başka bir kimseye verilmeyen bir mülk ve saltanatın, kendisine verilmesini de istedi. Bu da ona verildi. Beyt-ül-Makdis’in inşasını bitirince, bu mescitte sırf namaz kılmak için gelen kimsenin, buradan, anasından doğduğu günkü gibi günahlarından temizlenmiş olarak çıkmasını diledi.

Resulullah efendimizin ümmetine de, bu mescitte namaz kılmak çok sevap olmuştur. Nitekim hadis-i şerifte; (Mescid-i Haram’da kılınan namaz, yüz bin namaza; benim mescidimde kılınan namaz, bin namaza; Mescid-i Aksa’da kılınan namaz beş yüz namaza denktir) buyuruldu.

Ahit sandığını koydu
Süleyman aleyhisselam, Mescid-i Aksa’ya, Musa aleyhisselamdan beri nesilden nesile geçerek gelen Ahit sandığını koydu. Bu durum, Beyt-ül-Makdis’in Buhtunnasar tarafından yıkılmasına kadar devam etti. Buhtunnasar, Kudüs’ü alınca, şehri yakıp yıktı. Mescid-i Aksa’da bulunan altın, gümüş ve diğer mücevherleri alıp, Babil’e götürdü.

Süleyman aleyhisselamın, cinler tarafından dokunmuş olan bir yaygısı vardı. Kendisi ve ordusu bu yaygının üzerine çıkar, rüzgar onu emredilen yere götürürdü. Sabahtan öğleye kadar bir aylık, öğleden akşama kadar da bir aylık yol katederdi. Ayrıca rüzgar, duymak istediği sesleri de Süleyman aleyhisselama getirirdi.

Süleyman aleyhisselamın ordusundaki vazifeliler, yemek kaplarını ve malzemelerini de yanlarına alır, ihtiyaç oldukça yemek yapar, ekmek çıkarırlardı. Bu şekilde havada seyahat ederlerdi. Yine bir gün emir verilip, Süleyman aleyhisselam ve ordusu, İran’daki İstahar şehrinden Yemen tarafına hareket etti.

Süleyman aleyhisselamın ordusu daha sonra Taif’te Sedir vadisine, sonra da karıncaların çok olduğu Neml vadisine ulaştı. Süleyman aleyhisselamın ordusunun, kendilerine doğru geldiğini gören karıncaların reisi durumundaki dişi bir karınca, arkadaşlarını ikaz edip dedi ki:
- Ey karıncalar! Süleyman aleyhisselam ve ordusu bize doğru geliyor. Çabuk yuvalarınıza girin! Bilmeden üstünüze basıp sizi öldürebilirler.

Bunun üzerine, karıncalar, reislerinin sözüne uyarak yuvalarına girdiler.


Karınca, Süleyman aleyhisselama itaat etmekle memurdu. Elbette itaat ettiği zatı, onun fazilet ve adaletini bilirdi. Karıncalarda, Allahü teâlânın ihsan ettiği bir anlayış vardır. Çünkü onlar, faydalarına olan şeyleri bilirler. Mesela, yuvalarına götürdükleri buğday tanesini, çimlenmemesi için ikiye bölerler. Fakat, kişniş otunu dört parça yaparlar. Çünkü kişniş otu, iki parça olursa tekrar bitip büyür.
Süleyman aleyhisselam, dişi karıncanın, âyet-i kerimede beyan buyurulan sözünü, uzaktan duydu, tebessüm etti. Bunun üzerine, karıncalar yuvalarına girinceye kadar, ordusunu vadiye bırakmadı.

Hayvan bile reisi bulunduğu topluluğu korumaya çalışıyordu. İnsan için, karıncanın bu davranışında ibretler vardı. Zira insan da emri altındakileri korumalıydı. Çoban, güttüğü sürüyü her türlü tehlikeye karşı nasıl koruyorsa, cemiyetteki idareci olanlar da, idare ettikleri kimseleri korumalıydılar.

Böbrek Tasina Dogal Formüller

Böbrek taşı nasıl düşürülür?

Sual: Böbrekteki taş ve kum için doktordan başka bir tavsiyeniz var mıdır?
CEVAP
Siyah turpun suyu çıkarılır. Aç iken birer çay bardağı, birkaç gün içilir. Büyük, küçük taşları eritir. Tecrübe edilmiştir. Böbrek taşını parçalamak için şekerli karpuz suyu içilir. Mantar, kaymak, keşkek, beyaz peynir, balık, pelte ve sütlü şeyler böbreklerde taş ve kum yapar. Bunları yememeli. Tuzlu, kireçli su içmemeli. Bayat et, sığır, pirinçli yemekler yasaktır. Kara nohut suyu, tarçın suyu veya mahlep, anason, kimyon yenir veya suları içilirse ve çemen ekmek ile yenirse, böbrekteki ve mesanedeki taşları parçalayıp döker. Hulbe yemek de böbrek taşlarını parçalar, öksürüğü keser.

Sabahları aç iken bir çorba kaşığı badem yağı içmek böbrek ve mesane taşlarını düşürür. Bir fincan zeytin yağı içmek de kumları döker.

Eşkina balık taşı: Büyüklüğüne göre, 5 veya 8 adet eşkina taşı alınır, yarım litre limon suyu sıkılarak cam şişeye doldurulur. İlacın kullanımı acil ise, taşlar ezilerek toz haline getirilir. Acil değil ise 4 parça yapılıp, limon suyunun içine konarak bir fincan sızma zeytin yağı da ilave edilerek yaz mevsimi ise buz dolabında 4,5 ayarında iki gün, kış günü ise donmayacak şekilde dışarıda 1-2 gün bekletilir.

İlaç her sabah idrara çıktıktan sonra, aç karnına limonata bardağının 2/3 oranda doldurularak içilir. İçmeden önce bir fincan zeytinyağı içilmesi iyi olur. Ağır mide rahatsızlığı ve ameliyatı olanlar dikkat etmeli veya doktora danışmalı.dinimizislam.com

21 Ağustos 2008 Perşembe

Arılardan Kurtulmak

Daha Önce Arılarla ilgili basit doğal çözüm yollarını anlatmıştım.
Youtube bugün erişimde olduğu için ,Bu video Çok iyi yardımcı oldu.
Arılar için, hatta eşek arılarından kutulmak için hazırlanmış olan
bu video. Arılara tuzak yapmak konusunda bir hayli fikir veriyor.

Yalnızca eşek arısı için değil tabi bu tuzak

diğer arılardan ,mesela sarıca arılardan kurtulmak içinde kullanabilirsiniz.

Bu video'da ki düzenek yalnızca örnek .

Kabın üçüne su yada et koyabilirsiniz.

Eğer Video 'yu izleyemiyorsanız.

Youtubeye erişim olmadığından olabilir.
vtunnel.com'a girip adres çubuğuna youtube adresini yazıp.youtube'ye girebilirsiniz.
Daha sonra video kodunu yazarak izleyebilirsiniz
Video kodu LdsMRhzNb3w

LinkWithin

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...
Rating , 10 out of 10 based on 250 ratings