
Abbasi halifesi Mehdi, İmam Musa Kâzım hazretlerinin "rahmetullahi aleyh"
hapse atılmasını ve sadece katıksız kuru ekmek verilmesini emretmişti.
Günler geçtiği hâlde Hazret-i İmamdan herhangi bir şikayet ve yalvarma
gelmeyince merak eden halife, zindana adamlar gönderip, nasıl olup da
tahammül edebildiğini, feryat ve figana düşmediğini anlamak istedi.
Gidenler sordular,
"Büyük sıkıntı içindesin. Elin, ayağın zincirlerle bağlı olduğu hâlde yine
de yüzün sararıp solmamış, sıhhatin sarsılmamış. Sebebini merak ettik."
Musa Kâzım hazretleri "rahmetullahi aleyh" şöyle cevap verdi:
"Altı tane ilacım var. Onları kullanıyorum" Hayretle sordular:
"Nedir onlar? Hani nerede?"
Buyurdu ki:
"Birinci ilacım: Tevekküldür. Allahü teâlâ'a dayanıp, O'na güveniyorum.
"İkinci ilacım: Kadere rızadır. Allahü teâlânın takdirine boyun eğiyorum,
itiraz etmiyorum
"Üçüncü ilacım: Meşakkate sabırdır.
"Dördüncü ilacım: Ye'se (ümitsizliğe) düşmemektir. Yıkılmıyorum, kendimi
kapıp koyvermiyorum.
"Beşinci ilacım: Müteselli olmak. Benden daha kötü durumda olanları düşünüp,
bu halime hamd ediyorum.
"Altıncı ilacım: Ümittir. Bir gün olup buradan çıkabilirim diye ümit ile
yaşıyorum, moralimi yüksek tutuyorum.